Ana içeriğe atla

Enerjide Yeni Bir Aşama: Güney Gaz Koridoru

21.03.2015 | Yorumlar | Enerji | 1,110 Nevzat Simsek

Güney Gaz Koridoru, bölge enerji kaynaklarının dünya ile buluşturulmasında yeni bir yol açan önemli bir proje olarak Türkiye ve Azerbaycan tarafından hayata geçirilmeye çalışan bir projedir. Bu projeyle Hazar denizinde çıkan Azeri doğal gazı İtalya’ya kadar ulaşmaimkanına kavuşacaktır. Ayrıca zamanla Türkmenistan, Irak, İran ve hatta Doğu Akdeniz gazının Avrupa piyasasınaulaştırılması düşünülmektedir.

Petrol ve doğal gaz gibi temel enerji kaynaklarında, piyasa/kaynak uyumsuzluğu olarak ifade edebileceğimiz bir asimetri söz konusudur. Doğal gaz açısından bu asimetriyi aşağıdaki tablo ile ifade edebiliriz.Söz konusu asimetri, enerji ithal eden ülkeler açısından enerji arz güvenliğini, ihraç edenler açısından da enerji talep güvenliğini gündeme getirmektedir. Enerji arz güvenliğini Uluslararası EnerjiAjansı, yeterli miktardaki enerjinin, uygun fiyatla ve güvenilir kaynaklardan arzı olarak tanımlamaktadır. AB Komisyonu tarafından hazırlanan Enerji Arz Güvenliği İçin Bir Avrupa Stratejisine Doğru isimli Yeşil Kitap’ta bu tanıma çevreye saygılı ve sürdürülebilir kalkınma hedefiyle beraber enerji ürünlerine kesintisiz fiziksel erişimi de eklenmektedir.

Doğal gaz piyasa/kaynak uyumsuzluğu

Doğal Gaz: Tüketim(bcm) Doğal Gaz: Üretim (bcm) Doğal Gaz: Kanıtlanmış Rezervler (tcm)
ABD 737,2 ABD 687,6 Iran 33,8
Avrupa Birliği 438,1 Rusya 604,8 Rusya 31,3
Rusya 413,5 Iran 166,6 Katar 24,7
Iran 162,2 Katar 158,5 Türkmenistan 17,5
Çin 161,6 Kanada 154,8 ABD 9,3

Kaynak: BP Statistical Review

Türkiye bilindiği gibi Çin’den sonra enerji talebi artışı yüksek olan ikinci büyük ülkedir. Kendisi için enerji güvenliğinin ne kadar önemli olduğu sürekli tartışılmaktadır. Fakat Türkiye aynı zamanda piyasa ve kaynaklar arasında doğal bir enerji köprüsü durumundadır. Türkiye’nin çevresindeyer alan ülkelerden Azerbaycan’da 0.9 trilyon, Irak’ta 3,6,İran’da 33,8 ve Türkmenistan’da 17,5 trilyon metreküplük kanıtlanmış rezerv bulunmaktadır. Bu yönüyle Türkiye, en büyük doğal gaz tüketicilerinden olan AB’nin enerji güvenliği için de kilit bir konumdadır.

Avrupa’nın doğal gaz ithaline bakıldığında, enerji güvenliğinin niçin bu kadar gündemde olduğu çok kolay görülmektedir. AB için Rusya, Kuzey Afrika ve Norveç temel güzergahlar olup, bu güzergahlarda yaşanabilecek olası sıkıntılar birliği ciddi şekilde düşündürmektedir. Örneğin 2008-2009 yıllarında yaşanan kesintilerin etkileri hala hafızalardadır. Ayrıca son dönemde Batı-Rusya gerginliğinde Rusya’nın elinde bulundurduğu enerji kozu da Avrupa’nın enerji arz güvenlini tehlikeye sokmaktadır.Son dönemde yaşanan bu olayların da etkisiyle Avrupa Komisyonu 25 Şubat 2015’de “Enerji BirliğiPaketi”ni açıklamış olup enerji arz güvenliği bu pakette somut bir biçimde ele alınmıştır.

AB için güzergah çeşitlendirmesi önemli bir gündem maddesi olmaya devam etmektedir. Ukrayna krizi ve 2014 Aralık ayında Güney Akım projesinin rafa kaldırılması, dikkatlerin Türkiye’nin bölgedeki rolüne tekrar yönelmesine neden olmuştur. Dolayısıylayeni bir güzergah bağlamında Avrupa’nın gündemindeki diğer bir önemli seçenek Güney Gaz Koridorudur. Koridorun şekillenmesi ve Türkiye’nin enerji koridoru olmaktan merkez (hub) olmaya geçişi büyük ölçüde yurt içinde ve uluslararası ilişkilerde atacağı adımlara bağlı olacaktır.

Avrupa enerji arz güvenliğinin sağlanmasına büyük katkı sağlayacak olan 45 milyar dolarlık Güney Gaz Koridoru projesinin en önemli etabı olan Trans Anadolu Doğalgaz Boru Hattı (TANAP)’nın temeli Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in katılımı ile 17 Mart 2015 tarihinde Kars’ta gerçekleşmiştir. Bu adım proje için en somut adım olmuştur.Türkgözü noktasından başlayarakİpsala’da son bulacak olan bu boruhattının toplam uzunluğu 1850 kilometredir. Bilindiği gibi bu Güney Gaz Koridorunun tek aşaması değildir. Bu proje,Türkiye’ye ulaşmadan önce Azerbaycan’dan başlayıp Gürcistan’ı geçip Türkgözü’neulaşmak için 691 kilometrelik Güney Kafkasya Boru Hattı (SCP) ile Türkiye’den çıktıktan sonra İpsala’dan başlayarak Yunanistan, Arnavutluk, Adriyatik yoluyla İtalya’da “Punto di ScambioVirtuale” sanal merkezine ulaşmak için870 kilometrelik Trans Adriyatik Boru Hattı (TAP) ile birlikte düşünülen bir projedir.

TANAP’ın yıllık taşıma kapasitesinin 2019’da 16 milyar metreküp, 2026’da ise 31 milyar metreküp olması planlanmaktadır. Bu alanda yapılan analizlere göre, Rus enerji şirketi Gazprom’un sadece 2013 yılında Avrupa’ya 160 milyar metreküp gaz tedarikinde bulunduğu dikkate alındığında, TANAP’ın bu kapasitesiyle Rus şirketine alternatif olması söz konusu olmamaktadır. Bilakis, mevcut durumda projenin Avrupa’ya enerji arzında çeşitlilik ortaya koyması ve bu yönüyle Avrupa’ya enerji arzında Rusya’yı tamamlayıcı bir nitelik sergilemesi söz konusu olabilir. Diğer bir ifadeyle Avrupa açısından TANAP aracılığıyla elde edilecek 10 milyar metreküplük gaz, 2013 itibariyle gerçekleşen 438.1 milyar metreküplük toplam tüketim açısından çok büyük bir pay teşkil etmese de, Avrupa’nın enerji arz güvenliği için potansiyeli yüksek olan yeni bir güzergahı açmak anlamına gelmektedir. Irak’ta siyasi istikrarın oluşması, İran-Batı gerginliğinin son bulması ve Kıbrıs çevresindeki doğalgaz yatakları üzerindeki anlaşmazlığın sona ermesi Güney Gaz Koridorunda yeni arz kaynaklarını gündeme getirecektir.Bu bağlamda ilerleyen yıllarda TANAP’a Türkmenistan, Irak, İran ve Doğu Akdeniz gazının da katılması ve Avrupa’ya ulaştırılacakdoğal gaz miktarının 60 milyar metreküpün üzerine çıkabilmesi düşünülmektedir. Tabii tüm bu opsiyonların, 2014’ün sonunda gündeme gelen Türk Akımı ile birlikte düşünülmesi gerekmektedir.

Gazın üretim ve ticaretinde de söz sahibi olabilmek, bir diğer ifadeyle enerji ticaret merkezine dönüşebilmek Türkiye için oldukça önemlidir. Bu bağlamda Güney Gaz Koridoru, bu amaç yolundaki Türkiye’nin bizzat dahil olduğu bir projedir. Putin’in Türk Akımı teklifi de Türkiye’nin bu amacına hizmet etmesi yönüyle müzakere edilebilir bulunmuştur. Tüm bu hususlar dikkate alındığında Türkiye, Türk Akımı projesiyle Şah Deniz 2’de ve TANAP’ta hissedar olması nedeniyle Güney Gaz Koridoruna zarar vermek istemeyecektir. Fakat diğer arz kaynaklarıiçin durum o kadar net değildir. Her ne kadar Azeri gaz sahası Rusya için ihmal edilebilir bir miktar olsa da, diğer alternatiflere yeni bir yolun açılması anlamına gelmesi nedeniyle bir başka açıdan önemlidir. Bu nedenle burada ayrıcabir güç mücadelesi vardır/olacaktır. Rusya’dan sonra bölgedeki en büyük doğalgaz kaynaklarına sahip ülkeTürkmenistan’dan gelecek gazın Türkiye üzerinden Avrupa’ya iletilmesinde Türkiye’nin istekli olduğu açıktır. Bu konuda Rusya’nın itirazları da bilinmektedir. Çünkü Türkmen gazı Trans Hazar Doğalgaz Boru Hattı ile Azerbaycan’a, oradan da TANAP’a eklenerek Avrupa pazarında Rus gazına potansiyel bir rakip olabilir. Benzer şekilde yine Kuzey Irak’tan gelecek gazın Türkiye üzerinden Avrupa’ya iletilmesi konusunda Türkiye’nin çalışmaları bilinmektedir. Bu da önemli ve ucuz bir rakip olarak değerlendirilebilir. Akdeniz kıyılarından gelebilecek olası gaz rezervlerine Türkiye, Avrupa ve Rusya farklı güdülerle bakmaktadırlar.Bilindiği gibi Türk Akımı projesiyle planlanan, 14 milyar metreküp doğal gazın Türkiye’ye, geri kalan yaklaşık 50 milyar metreküpün de Türkiye-Yunanistan sınırına taşınması ve buradan dağıtılması olduğuna göre;Putin Türk Akımı projesiyle Avrupa’nın doğal gaz arzını çeşitlendirmek amacıyla ele aldığı diğer alternatifleri dışlamayı düşünmüş olabilir. Çünkü düşünülen haliyle yeni hub projesi, İran, Kuzey Irak, Doğu Akdeniz ve Türkmenistan gibi alternatiflerden bir kısmını, Avrupa’nın gelecekteki gaz talebi projeksiyonu bağlamında rahatsız edebilecek niteliktedir. TANAP projesi esasında tüm bu gerekçelerle Türk Akımı’nı gündeme getiren proje olmuştur.

Güney Gaz Koridoru Azerbaycan gazının payının iki kat artmasına neden olacaktır ki, Türkiye’nin en ucuz gazı Azerbaycan’dan aldığı dikkate alındığında, bu durumun enerji ithalat maliyetinin azaltacağı ve cari açığa olumlu yansıyacağı beklenebilir. Ayrıca bu koridorun realiteye geçmesiyle birlikte, aynı zamanda Türkiye’nin Asya’dan Avrupa’ya enerji köprüsü düşüncesi de realiteye geçmiş olacaktır. Güney Gaz Koridorunun bölgesel diğer arz kaynaklarının tüketici ülkelere ulaşması anlamında yeni bir güzergah olarak önemini ayrıca belirtmiştik. Fakat bölgesel diğer arz kaynaklarından çok miktarda gazın gelmesinin tek başına Türkiye’yi bir merkez yapmaya yetmeyeceğini de belirtmek gerekir. Ayrıca Türkiye’nin, bölgede doğalgaz fiyatlarının belirlendiği bir merkez olması için biran önce Enerji Piyasaları Anonim Şirketini (EPİAŞ) doğru bir şekilde kurumsallaştırmasıgereğinin altını çizelim.

Not: Bu blogda ifade edilen görüşler yazarın kendi görüşleri olup Enstitü'nün yayın politikasını yansıtmamaktadır.

Etiketler: Enerji, Boru Hattı, Petrol, Gaz, Enerji Koridoru, Tanap

Yazar

  • Direktör

    Nevzat Simsek

    Doç. Dr Nevzat Şimşek lisans eğitimini Ankara Üniversitesi, Siyasal Bilgiler Fakültesi, Kamu Yönetimi Bölümü’nde 1994 yılında tamamlamıştır. Dokuz Eylül Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İktisat Anabilim Dalı Genel İktisat Programı’nda 1998 yılında “Fiyatların Konjonktürel Davranışına İliş