f𝕏▶in◎
ERI Logo
Ana Sayfa›Yayınlar›Biden Döneminde ABD-Çin İlişkileri Nasıl Şekillenecek?
ebulletin

Biden Döneminde ABD-Çin İlişkileri Nasıl Şekillenecek?

Yazarlar: Ömirbek Hanayi
21 Şubat 2021
Biden Döneminde ABD-Çin İlişkileri Nasıl Şekillenecek?

BİDEN DÖNEMİNDE ABD-ÇİN İLİŞKİLERİ NASIL ŞEKİLLENECEK? Demokrat aday Joseph Biden Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) 46. Başkanı olarak 20 Ocak 2021 tarihinde resmen görevine başladı. Böylece, 78 yaşındaki Joe Biden, ABD’nin en yaşlı başkanı oldu. Kamala Harris ise, ABD tarihinde ilk kadın Başkan Yardımcısı olarak tarihe geçti. Aslında, 3 Kasım 2020 tarihinde gerçekleşen ABD Başkanlık Seçimleri’nin Federal Seçim Komisyonu tarafından açıklanan resmi sonuçlarına göre Demokrat Parti’nin adayı Joe Biden 81,283,495 oy (%51.3) ve 306 delegeyle, 74,223,755 oy (%46.9) ve 232 delege kazanan Cumhuriyetçi Parti’nin adayı ve ABD’nin 45. Başkanı Donald Trump'ı mağlup etmişti. Seçim kampanyası dönemindeki Biden-Trump tartışmaları, Trump’ın seçim sonuçlarına karşı açtığı itiraz davası, ABD Kongre binasının basılması ve Trump’a yönelik azil soruşturması gibi bir kısım kritik gelişmeler, 2020 ABD Başkanlık Seçimleri’nin ülke tarihinin en tartışmalı başkanlık seçimleri olarak kayıtlara geçmesine neden olmuştur. Böylesi bir seçimi kazanarak başkanlık görevine gelen Joe Biden’in başkanlık dönemindeki ABD dış politikasının öncelikleri ve olası etkilerinin neler olacağı, tüm dünyanın merakla beklediği gündemlerden birisidir. Bu bağlamda dünyanın en büyük iki ekonomisi olan ABD ve Çin arasındaki ilişkilerin Biden döneminde nasıl şekilleneceği de analiz edilmesi gereken bir konudur. Çünkü uluslararası ilişkilerde Biden yönetimini bekleyen önemli konulardan birisinin de, ABD-Çin ilişkilerinin geleceği olduğu söylenebilir. Özellikle, Trump döneminde giderek gerginleşen ABD-Çin ilişkilerinin, Washington ve Pekin’in resmi diplomatik ilişkiler kurduğu 1979’dan bu yana en düşük seviyeye gerilediği de aşikardır. Gelinen noktada gerek Pekin, gerekse Washington tarafından herhangi bir geri adım atılsa bile, ABD-Çin ilişkilerinin tekrar normalleşmesinin, zaman alacağı da tahmin edilebilir.

Öncelikle, jeostratejik açıdan bakıldığında, ABD ve Çin arasında gün geçtikçe keskinleşen küresel rekabetin derinleşerek devam etmesi hiç tesadüf olmayacaktır. Zira Trump döneminde Washington ve Pekin arasında yaşanan gerilimler, ABD ve Çin arasında süregelen, hatta son yıllarda giderek şiddetlenen küresel rekabetin bir yansıması olarak görülebilir.

Bu açıdan değerlendirildiğinde, Biden’in başkanlık görevine gelmesiyle ABD’nin Çin’e yönelik dış politikasının hemen değişmeyeceği kesindir. Bu bağlamda Biden yönetiminin öncelikle ABD’nin müttefikleri ile son yıllarda çeşitli nedenlerden dolayı zayıflayan ilişkilerini tekrar pekiştirmeye çalışacağı söylenebilir. Zira, göreve geldiği ilk haftada çok sayıda karara imza atan Biden, ülkesini Paris İklim Anlaşması’na ve Dünya Sağlık Örgütü’ne yeniden dahil etmiş ve Trump’ın bazı Müslüman ülkelere yönelik seyahat yasağını ve ABD-Meksika sınırında örülen duvara sağlanan fonları da iptal etmiştir. Bu adımlarıyla Biden, kısa vadede ülkesinin küresel liderliğini tekrar güçlendirmeye ve birçok ülke ile ilişkilerini iyileştirmeye önem verdiğini göstermektedir.

ABD-Çin ilişkilerinde Biden yönetiminin karşılaşacağı başlıca sorunlardan biri de iki ülke arasındaki ticari-ekonomik anlaşmazlıklardır. Söz konusu anlaşmazlıklar, Mart 2018’de başlayıp, yaklaşık 18 aydır devam eden ABD-Çin Ticaret Savaşı’na da neden olmuştur. Ocak 2020’de Washington’da ilk faz ABD-Çin Ticaret Anlaşması’nın imzalanmasına rağmen, iki ülke arasında süregelen ticari-ekonomik anlaşmazlıklar bu anlaşma ile çözülememiştir. Nitekim küresel ticaret sistemini sarsan ABD-Çin Ticaret Savaşı’nın iki ülke arasındaki ticaret hacmine olan olumsuz etkilerinin hala devam ettiği söylenebilir. Örneğin, 2019’da 541.2 milyar dolarla 2018’e göre %14.6 azalış gösteren ABD-Çin ticaret hacmi, 2020’de 586.7 milyar dolara çıkarak bir önceki yıla göre %8.8 artmış olmasına rağmen 2018’de gerçekleşen 633.52 milyar dolarlık hacme henüz ulaşamamıştır. Koronavirüs salgınının dünya ekonomisi üzerindeki derinleşen olumsuz etkileri dikkate alındığında, hem Washington’un hem de Pekin’in, aralarındaki ticari-ekonomik anlaşmazlıklarını çözmeye ihtiyaç duyduğu hususu da aşikardır. Biden yönetiminin Pekin yönetimi ile arasındaki ticari-ekonomik anlaşmazlıkları çözme yolunda Trump döneminde imzalanan ilk faz ABD-Çin Ticaret Anlaşması üzerinden devam edip etmeyeceği de henüz belli değildir. Fakat Başkan Biden’in ticaret temsilciliği görevine, birkaç yıldır ABD Ticaret Temsilciliği Dairesi’nde ABD-Çin ticari anlaşmazlıklarına yönelik hukuk müşavirliği yapmış olan Katherine Tai’yi aday göstermesi, Biden’in Çin ile ticari-ekonomik anlaşmazlıklara büyük önem verdiğinin işareti olarak gösterilebilir.

Mevcut durumuyla ABD-Çin ilişkileri, başta ticaret savaşı olmak üzere ikili ticari-ekonomik ve siyasi anlaşmazlıklarının yanı sıra, Güney Çin Denizi tartışmaları, Japonya-Çin adalar krizi, Kuzey Kore nükleer sorunu, İran’ın nükleer programı, Hindistan-Çin sınır sorunu, Tayvan sorunu, Hong Kong sorunu, Tibet sorunu ve Doğu Türkistan sorunu gibi birçok mesele ile karşı karşıyadır. Özellikle Pekin yönetiminin “iç işleri” olarak tanımladığı Tayvan, Hong Kong, Tibet ve Doğu Türkistan sorunları Çin’in ABD ile ilişkilerindeki en hassas konular arasındadır. 2 Şubat 2021 tarihinde gerçekleşen ABD-Çin İlişkileri Ulusal Komitesi’nin çevrimiçi toplantısında konuşan Çin Komünist Partisi (ÇKP) Dış İlişkiler Komisyonu Başkanı ve ÇKP Siyasi Bürosu Üyesi Yang Jiechi, Biden yönetimine, ilişkileri düzeltme çağrısında bulunarak, Washington’un Çin’in söz konusu “iç işlerine” karışmamasını istemişti. Demokrasi ve insan haklarının, retorik düzlemde de olsa, ABD dış politikasının temel unsurlarından biri olduğu göz önünde bulundurulduğunda, Biden yönetiminin de Tayvan sorununun yanı sıra, Hong Kong, Tibet ve Doğu Türkistan’daki insan hakları ihlallerini eleştirmeye devam edeceği beklenen bir durumdur.

Jeopolitik açıdan bakıldığında ise, dünya nüfusunun yaklaşık üçte ikisini ve küresel Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’nın %40’ını oluşturan Asya-Pasifik bölgesinin, Biden yönetiminin dış politika yaklaşımının ağırlık merkezi olacağı tahmin edilebilir. Çünkü söz konusu bölge, Güney Çin Denizi tartışmaları, Japonya-Çin adalar krizi, Kuzey Kore nükleer sorunu, Hindistan-Çin sınır sorunları ve Tayvan sorunu çerçevesindeki birçok jeopolitik olaya sahne olmaktadır. Dolayısıyla, Asya-Pasifik bölgesi, diğer bir deyişle HintPasifik bölgesi, Barack Obama döneminde de Trump döneminde de ABD dış politikasında stratejik önemini korumakta idi. Zaten Biden’in başkan yardımcısı olarak görev aldığı Obama yönetimi 2011’lerden itibaren “Asya’ya Dönüş” stratejisini gündeme getirmişti. Biden yönetiminin de Trump yönetimi gibi, son yıllarda ABD ve müttefikleri tarafından önem kazanan HintPasifik yaklaşımını devam ettireceği söylenebilir. Hint Okyanusu ile Pasifik Okyanusu’nu birbirine bağlayan geniş coğrafyayı tek bir jeopolitik ve jeostratejik bölge olarak tanımlayan Hint-Pasifik yaklaşımının arka planında Hindistan’a vurgu yapılarak, Çin’in bölgede giderek artan siyasi ve ekonomik etkisini engelleme amacının bulunduğu açıktır. Ayrıca Biden’in Başkan Yardımcısı olarak seçtiği Kamala Harris’in Hindistan konusunda deneyimli olması ve Biden yönetiminde birçok Hint kökenli Amerikalı’nın görev aldığı dikkate alındığında, önümüzdeki dönemde Biden yönetiminin ABD-Hindistan ilişkilerinin gelişmesine ve Hindistan-Çin sınır tartışmalarına önem vereceği kolayca anlaşılabilir.

Diğer bir yandan, bölgede Kasım 2020’de Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği (ASEAN) üyeleri Brunei, Kamboçya, Endonezya, Laos, Malezya, Myanmar, Filipinler, Singapur, Tayland ve Vietnam ile birliğin diyalog ortaklarından Avustralya, Çin, Japonya, Güney Kore ve Yeni Zelanda arasında 8 yıl süren müzakerelerin ardından Bölgesel Kapsamlı Ekonomik Ortaklık Anlaşması’nın (RCEP) imzalanması, belli bir ölçüde ABD’yi rahatsız etmiştir. Bu nedenle, Biden yönetiminin, Obama yönetiminin Ekim 2015’de başlattığı ve Trump yönetiminin Ocak 2017’de çekildiği Trans-Pasifik Ortaklığı’na (TPP) yeniden katılacağı da ifade edilebilir.

Özet olarak, ABD’nin 46. Başkanı olarak göreve gelen Biden yönetiminin, ülkesinin jeopolitik, jeostratejik ve jeoekonomik çıkarları açısından Çin’i büyük bir rakip olarak tanımlayacağı kaçınılmazdır. Çünkü içinde bulunduğumuz dönem, ABD’nin küresel hegemonyasını korumaya çalıştığı ve yükselen Çin’in ise bölgesel ve küresel etkisini artırmaya çabaladığı bir dönemdir. Biden’in Pekin’e karşı dış politika yaklaşımı, selefi Trump’a benzemeyebilir, ancak ABD’nin çıkarları karşısında Çin’i dizginlemeyi hedefleyeceği tahmin edilebilir. Biden döneminde ABD-Çin ilişkilerinin eskisi gibi hem rekabet, hem de işbirliği içerisinde devam edeceği beklenmelidir. Hızla değişen jeopolitik ortamda, Washington ve Pekin arasında işbirliğinin mi yoksa rekabetin mi öne çıkacağı hususu, önümüzdeki dönemde tarafların atacağı adımlarla yakından ilişkilidir. Yazar Omirbek Hanayi, Avrasya Araştırma Enstitüsü, Kazakistan Politika, Dış İlişkiler ve Güvenlik • • • • • • Kazakistan Başbakanı Askar Mamin ile Kırgızistan Başbakanı Ulukbek Maripov, Avrasya Hükümetlerarası Konseyi’nin Almatı’daki toplantısı sırasında ikili bir görüşme gerçekleştirdi. Taraflar ticaret, yatırım, ulaştırma, su ve enerji sektörlerini içeren kapsamlı ekonomik işbirliği olanaklarını görüştüler. Başbakanlar, KazakKırgız Hükümetlerarası Konseyi’nin dokuzuncu toplantısının, bu sene içerisinde Almatı’da düzenlenmesi konusunda mutabık kaldılar. Askar Mamin, mevkidaşını tebrik ederek yeni görevinde başarılar diledi (Kabar, 06.20.2021). Afganistan, Özbekistan ve Pakistan’dan üst düzey yetkililer, maliyeti birkaç milyar dolar civarında olan demiryolu hattı inşasının yol haritası planını imzaladılar. Orta ve Güney Asya’nın demiryolu ile birbirine bağlanmasıyla bölgeler arası ticaretin artması beklenmektedir. Özbekistan Başbakan Yardımcısı Sardor Umurzakov yaptığı açıklamada Afganistan’da barışın temininin, bölge ekonomisinin kalkınmasına yardımcı olacağını ifade etti. Maliyeti 4.8 milyar dolar olan 573 kilometrelik demiryolu için proje kapsamındaki ülkeler, uluslararası finansal kuruluşlardan kredi almayı planlamaktadır (Anadolu Ajansı, 02.02.2021).

Ukrayna, Gürcistan ve Moldova Dışişleri Bakanları, Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, AB Komşuluk Politikası ve Genişlemeden Sorumlu Komisyon Üyesi Oliver Varhelyi ve AB üye devletlerinin dışişleri bakanlarına, Doğu Ortaklığı Girişimi’nin daha fazla geliştirilmesinin stratejik vizyonu hakkında ortak bir mektup gönderdi. Ortak mektubun içeriğinde Bakanlar, AB ile entegrasyon sürecinin derinleştirilmesine yönelik daha teşvik edici bir yaklaşım geliştirilmesini talep etti. Söz konusu mektupta ülkeler, Doğu Ortaklığı önceliklerini ana hatlarıyla belirleyerek, Avrupa’nın kalkınma sürecine olan taahhütlerini yinelediler (Ukrinform.net, 02.02.2021). Tacikistan Meclisi Namoyandagon (parlamentonun alt kamarası) Başkanı Mahmadoir Zokirzoda, Azerbaycan’ın Tacikistan Büyükelçisi Hasan Mamedzade ile görüştü. Taraflar, ikili siyasi, ekonomik ve sosyo-kültürel işbirliği konularında görüş alışverişinde bulundu. Görüşmede taraflar, Tacikistan ve Azerbaycan parlamentoları arasındaki işbirliğinin daha da geliştirilmesine yönelik imkanları değerlendirerek, ilişkileri yeni bir düzeye çıkarma konusundaki beklentilerini dile getirdiler (Asiaplustj.info, 05.02.2021).

Moğolistan Dışişleri Bakanı Batmunkh Battsetseg, Rus mevkidaşı Sergey Lavrov ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Moğolistan Dışişleri Bakanı Batmunkh Battsetseg, tüm alanlarda ikili işbirliğinin geliştirilmesine katkıda bulunmaya istekli olduklarını ifade etti. Taraflar, 2021 yılı boyunca Moğolistan ile Rusya arasında diplomatik ilişkilerin kurulmasının 100. yıldönümünü kutlama önerisini de memnuniyetle karşıladılar (Montsame.mn, 04.04.2021).

Türkiye ve Azerbaycan, Doğu Anadolu’nun Kars şehri yakınlarında büyük çaplı ortak askeri tatbikatlar düzenlemeye başladı. Askeri tatbikatlar, Azerbaycan’ın Dağlık Karabağ bölgesinin tekrar kontrol altına alındığı başarılı operasyonunun ardından iki Türk müttefiki arasındaki ilişkilerin derinleştiğinin bir işareti olarak görülmektedir. Kış şartlarında mücadele kabiliyetinin geliştirilmesi hedefiyle yürütülen tatbikatlar, 1-12 Şubat tarihleri arasında devam edecektir (Rferl.org, 02.02.2021).

Toplum ve Kültür Ekonomi, Finans ve Enerji • • • • • • Kazakistan Başbakanı Askar Mamin Bakanlar Kurulu toplantısında, hükümetin 2021 yılı ana hedeflerini açıkladı. Bunlar arasında ekonomik büyüme oranının %3’e, sabit sermaye yatırımlarını Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’nın (GSYİH) %20’sine çıkarılması, tarımda işgücü verimliliğinin 1.4 kat artırılması ve işsizliğin %4.9’a düşürülmesi bulunmaktadır. Hükümet, küçük ve orta boy işletmelerin GSYİH içerisindeki payının %30 çıkarılması ile sağlık ve eğitim alanlarına daha fazla önem verilmesine yönelik çalışmalar yürütecektir (Kazinform, 02.02.2021).

Avrasya Ekonomik Komisyonu Yönetim Kurulu Başkanı Mihail Myasnikoviç, Avrasya Ekonomik Birliği (AEB) ekonomilerinin 2021’de %3.2 büyüyeceğini açıkladı. 2020'de Birliğin tüm üyelerinin ekonomilerindeki daralmanın %3.9 civarında olduğu tahmin edilmektedir. Myasnikoviç, AEB ülkelerinin gelecek projeleri içerisinde çelik endüstrisi için hammadde tedariği ve hayvancılık programlarının koordinasyonu gibi konuların yer aldığını ifade etti. Myasnikoviç, açıklamasında Birlik içi pazarın korunmasının önemine de dikkat çekti (BelTA, 05.02.2021).

Belarus Başbakanı Roman Golovçenko, katıldığı Uluslararası Dijital Almatı Forumu’nda ülkesindeki Yüksek Teknoloji Parkı ile ilgili açıklamalar yaptı. Golovçenko, konuşmasında Yüksek Teknoloji Parkı’nın 2020’deki ihracatının 2.5 milyar doları aştığını ve bu rakamın, ülkenin hizmet ihracatının %20’sine denk geldiğini dile getirdi. Başbakan, ülkesinin dijital kalkınma alanında önemli başarılar elde ettiğini ifade ederek, fiber optik yapısal sistemlerde Avrupa’da lider pozisyonda olduklarını belirtti (BelTA, 05.02.2021). Kırgızistan Başbakanı Ulukbek Maripov, dokuz önemli tarım projesine finansal kaynak ayrılmasına yönelik bir kararı imzaladı. 60 ay boyunca uygun faiz oranları ile desteklenmesi hedeflenen sektörler arasında hayvancılık, bitkisel üretim ve tarım ürünlerinin işlenmesi yer almaktadır. Hayvancılık ve tahıl üretimi için faiz oranı %10 iken, sözleşmeli çiftçiler için %8, gıda işleme firmaları için ise bu oran %6 olacaktır (24.kg, 05.02.2021).

Birleşmiş Milletler’in yayımladığı Dünya Ekonomik Durumu ve Beklentiler Raporu’nda Azerbaycan ekonomisinin 2021’de %2 büyüyeceği tahmin edilmektedir. 2020’de, OPEC + anlaşması ve salgının neden olduğu düşük petrol üretimi nedeniyle ülke ekonomisi, %3,9 daraldı. 2020’de %3.1 olan enflasyon oranının 2021’de %3.2 olması beklenirken, 2022 için %2 oranında bir büyümenin yaşanacağı tahmin edilmektedir (AzerNews, 05.02.2021).

Özbekistan Başbakanı Abdulla Aripov, Uluslararası Dijital Almatı Forumu’nda Özbekistan’ın dijital altyapısının güçlendirilmesine yönelik 2.5 milyar dolarlık yatırım yapacaklarını açıkladı. Aripov, bu kapsamda hükümetin üç yeni veri merkezi açacağını da duyurdu. Ülkenin, eğitim, sağlık, bankacılık ve tarım sektörlerinin, dijital teknolojiler aracılığıyla dönüştürülmesi planlamaktadır. Dijital hizmetlere olan talebin arttığı Özbekistan’da 14 milyondan fazla kişi elektronik ödeme sistemlerini kullanmaktadır (UzReport, 06.02.2021).

Hazırlayanlar Saule Akhmetkaliyeva, Kanat Makhanov. • • • • • • Uluslararası bir denetim ve danışmanlık ağı olan FinExpertiza’nın verilerine göre 2020'de, 656,3 bin kişi Rus vatandaşlığına geçti. Rus vatandaşlığını kazananların büyük çoğunluğunu (409.5 bin kişi) Ukrayna vatandaşları oluştururken, onu 63.4 bin kişiyle Tacikistan, 43.4 bin kişiyle Kazakistan, 30.5 bin kişiyle Ermenistan, 23.1 bin kişiyle ise Özbekistan takip etmiştir. Rus pasaportu alanların sayısındaki artışın ana sebebini, 2020’de yapılan düzenlemelerle göç politikasının kolaylaştırılması oluşturmaktadır (En.kabar.kg, 05.02.2021). İstanbul’un Sariyer semtindeki “Cendere” caddesinin adı “Azerbaycan” caddesi olarak değiştirildi. Resmi açılış törenine yerel belediye temsilcileri ile Azerbaycan Başkonsolosu Narmina Mustafayeva ve diğer Azerbaycanlı diplomatlar katıldı. İstanbul'un en büyük caddelerinden birinin Azerbaycan onuruna yeniden adlandırılması, iki Türk ülkesinin dostluğunu ve kardeşliğini sembolize etmektedir (Azertag.az, 04.02.2021). Amerika Birleşik Devletleri Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (HKÖM), Tacikistan Sağlık ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na (TSSKB) 310.964 dolar değerinde COVID-19 teşhisi için laboratuvar ekipmanı, reaktifler ve muhtelif malzeme bağışında bulundu. Bağış, HKÖM’nin Tacikistan’ın COVID-19 salgınıyla mücadelesine yardımcı olmayı amaçlayan projesinin bir parçası olarak gerçekleştirildi. HKÖM, Tacikistan'ın COVID-19’la müdahalesi için toplamda 1.6 milyon dolar harcayacaktır (Tj.usembassy.gov, 02.02.2021).

Yükseköğretim kurumlarında okuyan Afganistanlı kadınlar için Özbekistan’da kış okulu açıldı. Okul, “Kazakistan ve Özbekistan’da Eğitim ve Staj Yoluyla Afgan Kadınlarının Ekonomik İmkanlarının Desteklenmesi” projesi çerçevesinde açıldı. Projenin amacı, Afgan kız öğrencilerin eğitim potansiyelini artırmak ve anavatanlarına döndüklerinde cinsiyet eşitliğini teşvik etmektir (Eurasiatoday.ru, 03.02.2021).

Türkmenistan Devlet Su Kaynakları Komitesi, Tacikistan Enerji ve Su Kaynakları Bakanlığı ve Uluslararası Aral Denizi’ni Kurtarma Fonu’nun (UADKF) İcra Komitesi, bölgede verimli su kullanımı konularını ele alan çevrimiçi bir toplantı gerçekleştirdi. Taraflar, bölgedeki çevre koşullarının iyileştirilmesi ve su yönetiminin geliştirilmesine yönelik tekliflerin uygulamaya geçirilmesi konusunda görüş alışverişinde bulundu. Katılımcılar, ayrıca Aral havzasındaki iklim değişikliği sorunlarının çözümün yönelik hususların üzerinde durdular (Trend.az, 04.02.2021).

Büyük Türk şairi ve düşünürü Ali Şîr Nevâî’nin doğumunun 580. yıldönümü anısına “Dünya Oryantalistleri Bağlamında Ali Şîr Nevâî” başlıklı Uluslararası Bilimsel ve Pratik Konferans, Taşkent Devlet Doğu Araştırmaları Üniversitesi’nde düzenlendi. Etkinliğe Türk Konseyi Sekreterliği ile 15 ülkeyi temsil eden 60 üniversiteden 130 akademisyen katıldı. Katılımcılar, Ali Şîr Nevâî’nin, Türk dünyasının kültür, edebiyat, siyaset, kamu yönetimi, bilim ve eğitim alanlarına sağladığı değerli katkılarından bahsettiler (Turkkon.org, 05.02.2021).

📄 PDF İndir
← Yayınlara Dön
İlgili Yayınlar
Yeni Kazakistan: Yeni Anayasa, Kurultay ve Kurumsal Dönüşüm
Yeni Kazakistan: Yeni Anayasa, Kurultay ve Kurumsal Dönüşüm
3 Eyl 2026
ABD–İsrail–İran Savaşı ve Orta Asya’ya Yansımaları
ABD–İsrail–İran Savaşı ve Orta Asya’ya Yansımaları
9 Nis 2026
Küresel Askerileşme Ortamında Orta Asya Ülkeleri
Küresel Askerileşme Ortamında Orta Asya Ülkeleri
15 Şub 2026
5. Ulusal Kurultay ve Yeni Kazakistan: Siyasal Mimari, İstişar e ve Kurumsal Reform
5. Ulusal Kurultay ve Yeni Kazakistan: Siyasal Mimari, İstişar e ve Kurumsal Reform
26 Oca 2026