f𝕏▶in◎
ERI Logo
Ana Sayfa›Yayınlar›İran Nükleer Anlaşması Krizi
ebulletin

İran Nükleer Anlaşması Krizi

Yazarlar: Zhuldyz Kanapiyanova
28 Ocak 2022
İran Nükleer Anlaşması Krizi

İRAN NÜKLEER ANLAŞMASI KRİZİ Barack Obama döneminde 2015 yılında yapılan “Ortak Kapsamlı Eylem Planı”

(JCPOA) anlaşmasının 2017 yılında Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı seçilen Donald Trump tarafından defalarca eleştirilmiş olduğunu hatırlatmak gerekmektedir.

Anlaşmanın İran’ın balistik füze programını kapsamadığını dile getirerek, tarihin en kötü anlaşması olarak değerlendiren Trump, diğer ülkelerin itirazlarına rağmen, 8 Mayıs 2018’de ABD’nin anlaşmadan ayrıldığını ve Kasım ayında petrol alımı yasağı da dâhil olmak üzere İran karşıtı yaptırımların geri getirildiğini açıklamıştır. ABD’nin kararı, anlaşmayı ABD katılımı olmadan sürdürmek için çaba göstereceklerini belirten İran ve diğer “P5+1” (ABD, Rusya Federasyonu, Birleşik Krallık, Fransa, Çin ve Almanya) üyeleri tarafından hayal kırıklığıyla karşılanmıştır.

Buna karşılık 2019’da yaptırımlar sıkılaştırıldığında İran, anlaşma kapsamındaki yükümlülüklerini aşamalı olarak azalttığını duyurarak, nükleer araştırma, santrifüj ve uranyum zenginleştirme seviyelerindeki kısıtlamaları kaldırarak, uranyum zenginleştirmeye ve anlaşmanın kısıtlamalarını ihlal etmeye başlamıştır. İran, “taraflardan birinin JCPOA şartlarını önemli bir şekilde yerine getirmemesi durumunda, taraflardan diğerinin anlaşma taahhütlerini tamamen veya kısmen yerine getirmeme hakkı olduğunu” hatırlatmıştır.

İran nükleer programı etrafındaki krizi çözmek için JCPOA’nın yürürlüğe girmesinden bu yana yaklaşık altı yıl geçmiştir. Anlaşma sonucunda, her iki taraf bir ortak noktada buluşarak, İran’a karşı yıllarca uygulanan yaptırımların kademeli olarak kaldırılması ve Tahran’ın nükleer silaha sahip olmaması adına İran’ın nükleer programı Batı’nın istediği gibi yavaşlatılarak, kontrol altına alınması sağlanmıştır. Bu bağlamda, İran barışçıl amaçlarla nükleer araştırma yapmak ve uranyum zenginleştirme sınırlarını en fazla %3,67 oranında tutmak için Arak’taki reaktörü yeniden yapılandırmak zorunda bırakılmıştır. Zira İran, belirlenen uranyum zenginleştirme kapasitesinin üzerine çıkarsa nükleer silah yapma şansı yakalayarak, bölgede ve uluslararası arenada potansiyel bir tehdit olarak algılanabilecektir.

Kasım 2020’de ABD Başkanı seçilen Joseph Biden, İran’la “nükleer anlaşmanın”

sürdürülmesinden yana olup, ABD’nin anlaşmaya geri dönerek, anlaşma şartlarını sağlaması gerektiğine inanmaktadır. Başta Batı olmak üzere tüm dünya güvenlik gerekçesiyle İran’ın nükleer silaha sahip olmasını istemezken, İran’ın nükleer silaha sahip olma ihtimali de ilk önce güvenlik kaygılarından kaynaklanmaktadır. Çünkü konumu itibariyle çatışma bölgesinin merkezinde yer alan İran, diğer devletler gibi kendi ulusal çıkarlarını ve güvenliğini korumayı amaçlamaktadır. Bu bağlamda da geliştirmekte olduğu nükleer programı caydırıcılık niteliği taşıyarak, uluslararası alandaki pozisyonunu güçlendirmekte ve pazarlık gücünü artırmaktadır.

Diğer taraftan, Haziran 2021’de İbrahim Reisi’nin İran Cumhurbaşkanı seçilmesiyle “ılımlı muhafazakâr” kimliğiyle bilinen ve 8 yıllık iktidar süresi boyunca Batı’ya karşı ılımlı politikalar izleyen Hasan Ruhani’nin dönemi resmen sona ermiştir. Böylece, Batı’ya mesafeli siyaseti ile bilinen muhafazakârlar, 8 yıl aradan sonra yeniden iktidara gelmiş oldular. Fakat aşırı muhafazakâr İran’ın dini lideri Ali Hamaney’e yakınlığı ile bilinen Reisi’nin müzakereleri askıya alabileceği ve bu nedenle ABD ile İran’ın bir araya gelerek ortak noktada buluşabilmesi zor ve zaman alacak gibi görünmektedir. Batılı yetkililer, İran’ın ilerleyen nükleer faaliyetlerinin Biden yönetiminin en önemli dış politika hedefi olan 2015 nükleer anlaşmasını yeniden canlandırma umutlarını boşa çıkaracağından giderek daha fazla endişe duymaktadır.

JCPOA’yı kurtarmak ve İran’ı yeniden uyumlu hale getirmek için görüşmeler, Joe Biden’ın ABD başkanı olarak Trump’ın yerine geçmesinin ardından Mayıs 2021’de başlamıştır. Biden, İran’ın ihlallerini tersine çevirmesi durumunda ABD’nin anlaşmaya yeniden katılacağını ve yaptırımları kaldıracağını söylemişken, İranlı mevkidaşı İbrahim Reisi, ABD’nin ilk adımı atması gerektiğini açıklamıştır.

Buna ilaveten, Batılı diplomatlar, İran’ın taleplerini artırdığını, ABD’nin 2018’de anlaşmadan çekilmesinin ardından Trump yönetimi tarafından uygulanan yaptırımların kaldırılmasını istediğini ve İran’ın nükleer faaliyetlerini dizginlemek ve anlaşmaya uymaya geri dönmek için atmayı taahhüt ettiği adımlardan da uzaklaştığını ifade etmişlerdir. İran'ın nükleer anlaşmaya uymayarak hareket etmesine ABD ise İran üzerindeki ekonomik baskıyı artırmaya çalışarak yanıt vermektedir. Biden yönetimi, anlaşmayı eski haline getirmek ve ardından daha uzun ve daha güçlü bir anlaşmayı müzakere etmek için bir platform olarak kullanmak istediğini ifade ederken, Tahran, Biden yönetimini, anlaşmayı geri getirmeye çalışırken bile Trump dönemi yaptırımlarını uygulamaya devam etmekle eleştirmiştir. Nisan-Haziran ayları arasında süren ilk altı müzakere turunda ABD, enerji ihracatı, bankalarının çoğu ve denizcilik sektörü de dâhil olmak üzere İran ekonomisine yönelik yaptırımlarını kaldırmaya hazır olduğunu, ayrıca, denizaşırı banka hesaplarında sıkışıp kalan on milyarlarca dolarlık petrol gelirine erişimin önündeki engeli kaldıracağını ifade etmiştir. Mevcut durumda İran’ın, büyük olan nükleer yakıt stokunu ve nükleer yakıt üreten santrifüj sayısını azaltma yollarını görüşmesi ve aynı zamanda Fordo’daki yeraltı nükleer tesisinde zenginleştirilmiş uranyum üretimini durdurması gerekmektedir. Ancak İran’ın yeni hükümet altındaki tutumu sertleşerek, bu taahhütlerin bir kısmından geri adım attığı bilinmektedir. Kasım 2021’de İran, ABD ve diğer büyük güçler arasındaki nükleer müzakerelerin Viyana’da tekrar başladığını hatırlamakta fayda vardır.

İran ayrıca, JCPOA’dan muaf tutulan insan hakları ve balistik füze ile ilgili yaptırımların kaldırılması da dâhil olmak üzere yaptırımların tamamen kaldırılmasını talep etmektedir. Bunlara ilaveten, anlaşmanın ekonomik faydalarının elde edilmeye başladığını görmek için önce ABD’nin tüm yaptırımları kaldırmasını talep etmekte ve ayrıca Washington’un, ABD’nin gelecekte nükleer anlaşmadan tekrar çekilmeyeceğine dair bir garanti vermesi gerektiğinde ısrar etmektedir. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın (UAEA) 17 Kasım 2021 tarihli raporuna göre, İran’ın zenginleştirilmiş uranyum stokunun izin verilenden çok daha fazla olduğu görülmektedir. Örneğin %20 zenginleştirilmiş U-235 stoku UAEA’nın 7 Eylül 2021’deki raporu ile karşılaştırıldığında 85 kilogramdan kilograma çıktığı görülmektedir.

Raporlara göre İran, %60 saflıkta zenginleştirilmiş uranyum stokunu 10 kilogramdan 17,7 kilograma çıkarmış olup bu seviye bir nükleer bomba için gereken seviyenin hemen altındadır. Bu seviyelere kadar zenginleştirilmiş uranyum, silah derecesi seviyesine veya %90 U-235’e kadar daha hızlı bir şekilde zenginleştirilebildiğinden, daha önemli bir risk oluşturmaktadır. Bu nedenle, JCPOA nükleer anlaşma kapsamında İran’ın nükleer güç reaktörleri için uygun bir seviye olan %3,67’nin üzerinde uranyum zenginleştirmesi yasaklanmıştır. İran, JCPOA müzakerelerinden önce uranyumu %20’ye kadar zenginleştirmişken, Nisan 2021’de %60’a kadar zenginleştirmeye başlamıştır. Ayrıca Fordo’da zenginleştirme faaliyetlerine yeniden başlamış;

izin verilenden daha fazla ve daha gelişmiş tipte santrifüj takılmış; ve nükleer silahlarda önemli bir malzeme olan zenginleştirilmiş uranyum metalinin üretimine yönelik adımlar atılmıştır. İran ayrıca UAEA Koruma Önlemleri Anlaşmasının Ek Protokolü’nün uygulanmasını durdurarak uluslararası müfettişlerin erişimini önemli ölçüde azaltmıştır.

Günümüzde devam eden müzakereler başarısız olursa ve İran’ın anlaşmayı ihlal ettiği teyit edilirse, Birleşmiş Milletler’in tüm yaptırımları, beş yıllık bir uzatma olasılığıyla birlikte 10 yıl boyunca otomatik olarak geri gelecektir. Bu da Orta Doğu’da krizin tırmanmasına, yıllar sonra varılan nükleer anlaşmanın boşa çaba sarf edildiği anlamına gelmektedir. Bölgedeki krizin daha fazla artmaması ve uluslararası soruna ulaşmaması için Avrupa Birliği, Rusya ve Çin gibi aktörlerin JCPOA’yı tekrar muhafaza etmek ve ABD ile İran’ı bir noktada buluşturmak için çaba göstermeleri beklenmektedir.

Yazar Zhuldyz Kanapiyanova, Avrasya Araştırma Enstitüsü, Kazakistan Politika, Dış İlişkiler ve Güvenlik       28 Aralık 2021’de, Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) Devlet Başkanları, St. Petersburg’da gerçekleşen gayriresmi toplantısında 2021’deki iş birliğinin sonuçlarını değerlendirdi. Katılımcılar, mevcut iş birliğini güçlendirme ve geliştirme planlarını ve ortak projelerin uygulanmasını görüştüler. Toplantıda Kazakistan, BDT Başkanlığını Belarus’tan devraldı. BDT Hükümet Başkanları Konseyi’nin bir sonraki toplantısı Mayıs 2022’de Nur-Sultan’da yapılacaktır (Kazinform, 01.01.2022).

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Türk mevkidaşı Recep Tayyip Erdoğan ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Devlet Başkanları ikili iş birliğini gözden geçirerek, iki ülke arasındaki karşılıklı yarar sağlayan ortaklıkları güçlendirmeye devam etme kararlılıklarını teyit ettiler. Taraflar Güney Kafkasya’daki durum ve Suriye ile Libya krizlerini çözme çabaları da dâhil olmak üzere bölgesel meseleler ve uluslararası gelişmeler değerlendirildi (TASS, 02.01.2022).

Moldova Cumhurbaşkanı Maya Sandu, Moldova’nın hali hazırda “NATO’ya katılma yönünde bir girişimi” olmadığını ve Anayasa’ya göre Moldova’nın tarafsız bir devlet olduğunu belirtti. Ayrıca, Moldova’nın Avrupa Birliği (AB) ile ilişkilerini güçlendirmeyi planlamasının, ülkenin Rusya ile “yapıcı ve pragmatik” bir diyalog yürütemeyeceği anlamına gelmediğini de ifade etti. Cumhurbaşkanı, Moldova’ya karşı aynı saygılı tutumu Rusya’dan da görmek istediğini bildirdi (News.liga.net, 28.12.2021).

Kazakistan Başbakanı Askar Mamin, Özbek mevkidaşı Abdulla Aripov ile çevrimiçi bir görüşme gerçekleştirdi. Taraflar, Hükümetlerarası Ortak İşbirliği Komisyonu’nun 19. Oturumu’ndaki anlaşmaların uygulanma durumunu gözden geçirdiler. Ayrıca “Orta Asya” Uluslararası Endüstriyel İşbirliği Merkezi’nin uygulanma sürecine ilişkin devam eden çalışmaları görüştüler. Başbakanlar, orta vadede karşılıklı ticaret hacmini 10 milyar dolara çıkarılmasını hedef olarak belirlediler (Kazinform, 30.12.2021). Tacikistan’ın Suudi Arabistan Krallığı Büyükelçisi ve Tacikistan’ın İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Daimi Temsilcisi Akram Karimi, yeni İİT Genel Sekreteri Hissein Brahim Taha ile Cidde’de bir araya geldi. Taraflar, Tacikistan’ın İİT ile iş birliği konularını ve İİT çerçevesinde iş birliğini genişletmenin yollarını görüştüler. Taraflar ayrıca Afganistan’daki durum ve Afgan halkına insani yardım sağlama mekanizmaları da dâhil olmak üzere bir dizi uluslararası ve bölgesel konular hakkında görüş alışverişinde bulundular (ASIA-Plus, 29.12.2021).

Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov, Rus mevkidaşı Sergey Lavrov ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Bakanlar, Moskova’da düzenlenen 3+3 istişare mekanizmasının kuruluş toplantısı ve Azerbaycan ile Ermenistan temsilcilerinin toplantısı hakkında görüş alışverişinde bulundu. Taraflar ayrıca ikili ilişkilerin gündemindeki güncel konuları ve karşılıklı çıkarları ilgilendiren diğer konuları da görüştüler (Azertag.az, 30.12.2021).

Toplum ve Kültür Ekonomi, Finans ve Enerji       2021 yılının ilk 10 ayında, Kazakistan ile Özbekistan arasındaki ikili ticaret geçen yılın aynı dönemine göre %33 artarak yaklaşık 3 milyar dolara ulaştı. Kazakistan’ın ihracatı 2,2 milyar doları bulurken, ithalatı ise 833 milyon doları aştı. Kazakistan’ın Özbekistan’a ihracatı ağırlıklı olarak buğday, un, sanayi ürünleri, çeşitli metal ve mineraller, tekstil ve plastik malzemelerden oluşmaktadır. İki ülkenin karşılıklı ticaret cirosunu 10 milyar dolara çıkarmaya hazır oldukları duyuruldu (Qazaq TV, 29.12.2021).

2021’in ilk yarısında Çin’in Kazakistan’daki yatırımları geçen yılın aynı dönemine göre %64’ten fazla artarak 500 milyon doları aştı. Çin, Kazakistan ekonomisindeki ilk 5 yatırımcı ülke listesinde yer almaktadır. İki ülke, toplam değeri 21 milyar doları aşan 52 projeyi ortaklaşa yürütmekte olup, bunların toplam 4,3 milyar dolar değerindeki 18’i şimdiden devreye alındı. Toplamda, son 15 yılda Çin’in ülkedeki yatırımları 20 milyar doları buldu (Qazaq TV, 27.12.2021).

Özbekistan Merkez Bankası’nın raporuna göre ülkenin dış borcu artmaya devam etmektedir. 1 Ekim 2021 itibariyle, yılın başına göre 33,8 milyar dolar olan borç miktarı %11 veya 3,7 milyar dolar artarak 37,6 milyar dolara ulaştı. Ülkenin dış borcu %7 veya 1,5 milyar dolar artarak 22,9 milyar dolara, garantisiz dış borcu ise %18 veya 2,2 milyar dolar artarak 14,7 milyar dolara ulaştı (Kun.uz, 27.12.2021).

Tacikistan’ın ulusal elektrik dağıtım şirketinin açıklamasına göre, Tacikistan ve Afganistan 2022’de Tacikistan’dan Afganistan’a elektrik tedariki konusunda bir anlaşma imzaladı. Bu anlaşmaya göre, Tacikistan tarafından gelecek yıl Mayıs-Eylül ayları arasında Afganistan’a günde 400 megavata kadar elektrik aktarılacaktır. Bu hususta Tacikistan’ın 2021 yılının ilk 11 ayında Afganistan’a yaklaşık 94 milyon dolar değerinde elektrik ihraç ettiğini belirtmekte fayda vardır. Bu rakam geçen yılın aynı dönemine göre %80 daha fazladır (Asia-Plus, 28.12.2021).

2021’de Azerbaycan’ın uluslararası ticaret göstergelerinde olumlu gelişmeler yaşanmıştır. Ülke özellikle Ocak-Kasım 2021’de Türkiye ve Rusya ile ticaret hacmi artırmıştır. Azerbaycan ile Türkiye arasındaki ikili ticaret 4,1 milyar doları bulmuştur. Bunun 2,5 milyar dolarını ihracat oluştururken, ithalatı ise 1,6 milyar dolar olmuştur. Azerbaycan ile Rusya arasındaki ticaret hacmi 2,6 milyar dolara denk gelmiştir. Bunun 802,2 milyon dolarını ihracat, 1,8 milyar dolarını ithalat oluşturmuştur. Türkiye ve Rusya, Azerbaycan’ın sırasıyla ikinci ve üçüncü en büyük ticaret ortakları olmuştur (AzerNews, 29.12.2021).

Ukrayna Başbakanı Denis Şmihal, 2021’de uluslararası finans kuruluşlarının Ukrayna’ya yaklaşık 2,5 milyar dolar ayırdığını duyurdu. Başbakan, bu fonların ülkenin aktif iş birliğinin sonucu olduğunu ve Ukrayna ekonomisine olan güveni gösterdiğini belirtmektedir. Yatırımcı listesi Uluslararası Para Fonu (IMF), AB, Dünya Bankası, Avrupa Yatırım Bankası, Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası’ndan oluşmaktadır. Kasım ayında Ukrayna, Stand-By Düzenlemesi kapsamında IMF’den 699 milyon dolar tutarındaki ikinci yardım paketini aldı (Ukrinform, 29.12.2021).

Hazırlayanlar Zhengizkhan Zhanaltay, Kanat Makhanov.       Kazakistan’ın tarihini ve kültürünü tanıtan “Kazakistan Sergi Alanı” Ulusal Ekonominin Başarıları Sergisi’nde (VDNH) halka açıldı. Sergi alanı büyük çaplı bir restorasyondan geçerek, açılışı Kazakistan’ın bağımsızlığının 30. yıldönümüne denk geldi. Prestijli Moskova Restorasyon-2021 yarışmasının arifesinde, Kazakistan sergi alanı şehirdeki en iyi restorasyon nesnesi olarak kabul edildi. Restorasyon çalışmaları, Rusya’daki Kazakistan Büyükelçiliği’nin doğrudan katılımıyla gerçekleşti (The Astana Times,29.12.2021).

Özbekistan’dan Afgan halkına gönderilen insani yardım kargosu, Afganistan’ın Mazar-i-Şari kentinde törenle teslim edildi. Toplam ağırlığı 4,000 ton olan kargo, Afganistan’daki kitlesel kıtlığı önlemek ve ülkenin bulunduğu ekonomik durumundan çıkmasına yardımcı olmak için tasarlanmış olup, un, şeker, pirinç, kömür, giysi, yakıt ve diğer temel mallardan oluşmuştur. Resmi törene Afganistan Geçici Hükümeti Dışişleri Bakan Yardımcısı Şer Abbas Stanikzai ve Belh Eyaleti Valisi Kudratilla Abu Hamza katıldı (Centralasia.news, 27.12.2021). Türkmenistan’daki Birleşmiş Milletler Ülke Ekibi, ülke vatandaşlarının koronavirüs enfeksiyonu hakkında farkındalığını ve okuryazarlığını artırmak için bir dizi bilgilendirme etkinliği başlattı. Bu bilgiler dezenformasyonla mücadeleye ve aynı zamanda vatandaşların yanlış bilgilendirme sürecinin etkin bir şekilde yönetilmesine yardımcı olacaktır. Etkinlikler sırasında katılımcılar uzmanlara soru sormanın yanı sıra ve salgın ile ilgili yaygın fikirler hakkında endişelerini paylaşma imkanı buldular (Centralasia.news, 30.12.2021). Bişkek’te “Yeni Bir Uluslararası Düzende 30 Yıllık İşbirliği: Deneyim ve Yeni Kalkınma Kavramları” başlıklı bir yuvarlak masa toplantısı düzenlendi. Etkinlik, Cusup Balasagun Kırgız Milli Üniversitesi’ndeki Konfüçyüs Enstitüsü ve KırgızÇin Fakültesi tarafından düzenlendi. Toplantıya katılanlar, Kırgızistan ve Çin arasındaki son 30 yıldaki tüm etkileşim alanlarındaki ilişkiyi ve bunları genişletmenin olası yollarını değerlendirdi (Kabar, 29.12.2021).

Ankara, “Uluslararası Kazak Tarihi, Kültürü ve Dili Kongresi”ne ev sahipliği yaptı. Etkinliğe Kazakistan’ın Türkiye Büyükelçisi Abzal Saparbekulı, Uluslararası Türk-Kazak Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkanı Muhittin Şimşek, Kazakistan’ın TÜRKSOY temsilcisi Bakıtjan Omar ve iki ülkeden diğer bilim adamları katıldı. Etkinliğe katılanlar, Kazakistan tarihi ve kültüründeki güncel konuları görüşerek, iki ülke arasındaki kültürel bağların daha da geliştirilmesinin önemini vurguladılar (Kazinform, 28.12.2021).

Türkiye, ülke genelindeki büyük hastanelerde yerli aşı Turkovac ile COVID-19’a karşı aşılamaya başladı. Bu, Türkiye’yi COVID-19 aşısı üretebilen sadece dokuz ülkeden biri haline getirdi. Söz konusu aşı, Kayseri’deki Erciyes Üniversitesi ve Türkiye Sağlık Bakanlığı iş birliğiyle geliştirildi. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da aşıyı dünya çapında kullanıma sunma sözü verdi (Anadolu Ajansı, 30.12.2021).

📄 PDF İndir
← Yayınlara Dön
İlgili Yayınlar
Yeni Kazakistan: Yeni Anayasa, Kurultay ve Kurumsal Dönüşüm
Yeni Kazakistan: Yeni Anayasa, Kurultay ve Kurumsal Dönüşüm
3 Eyl 2026
ABD–İsrail–İran Savaşı ve Orta Asya’ya Yansımaları
ABD–İsrail–İran Savaşı ve Orta Asya’ya Yansımaları
9 Nis 2026
Küresel Askerileşme Ortamında Orta Asya Ülkeleri
Küresel Askerileşme Ortamında Orta Asya Ülkeleri
15 Şub 2026
5. Ulusal Kurultay ve Yeni Kazakistan: Siyasal Mimari, İstişar e ve Kurumsal Reform
5. Ulusal Kurultay ve Yeni Kazakistan: Siyasal Mimari, İstişar e ve Kurumsal Reform
26 Oca 2026