Rusya-Ukrayna Savaşı’nın Almanya’ya Olası Etkileri

RUSYA-UKRAYNA SAVAŞI’NIN ALMANYA’YA OLASI ETKİLERİ Şubat 2022’de başlayan Rusya’nın Ukrayna’yı işgali, sadece Moskova-Kiev ilişkilerini değil, aynı zamanda küresel ve bölgesel dengeleri de alt üst etmiştir. Giderek derinleşmesi ile tüm Avrupa ülkelerinin güvenlik kaygılarının da artmasına neden olan söz konusu savaş, artık Avrupa-Rusya ilişkileri için de bir dönüm noktasını beraberinde getirmiştir. Çünkü hem Avrupa ve Rusya arasındaki bir tampon devlet, hem de potansiyel bir Avrupa Birliği (AB) ve NATO üyesi olan Ukrayna’nın işgale uğraması, yıllardır Rusya ile diyalog ve iş birliğini savunan başta Almanya olmak üzere AB ülkelerinin Rusya politikasının değişmesine sebep olmaktadır. Bu bağlamda Rusya-Ukrayna savaşının, AB’nin lokomotif ülkesi olan Almanya’yı nasıl etkilediği ve etkileyeceği üzerinde durulması gereken önemli bir konudur.
Her şeyden önce, Rusya-Ukrayna savaşı, AB içerisinde uzun yıllardır Rusya ile en yakın ticari-ekonomik iş birliğini sürdüren Almanya’nın Rusya politikası için ciddi bir dönüm noktası olduğu söylenebilir. Çünkü söz konusu savaş sırasında Berlin, başta enerji iş birliği olmak üzere yoğun ticariekonomik ilişkileri bulunan Moskova’ya yönelik alışılmadık sert çıkışlar yapmaktadır. Zaten Rusya’nın Ukrayna’nın ayrılıkçı bölgeleri Donetsk ve Luhansk’ı bağımsız devlet olarak tanımasına karşı tepki olarak Kuzey Akım 2 doğalgaz boru hattının ruhsatlandırma sürecini askıya almıştı. Öte yandan Almanya, Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinden hemen sonra da Rusya’ya yönelik ağır ekonomik yaptırımlar uygulanacağını ve Ukrayna’ya askeri yardım sağlanacağını açıklamıştır.
Müttefikleriyle beraber Ukrayna’ya güçlü dayanışma desteğini veren Almanya, AB’nin, Rusya’nın ekonomi, finans, dış ticaret, üretim, enerji, maden, ulaştırma, havacılık ve uzay gibi sektörlerini hedef alan kapsamlı ekonomik yaptırımlarına öncülük etmektedir. Bu bağlamda, şimdiye kadar Rusya’ya yönelik uygulanan beş ekonomik yaptırım paketi kapsamında Rus bankalarının uluslararası finans sistemi SWIFT’ten çıkarılması ve döviz rezervinin bloke edilmesi hakkında karar alan Almanya ve diğer AB ülkeleri, başta Rusya Cumhurbaşkanı Vladimir Putin olmak üzere birçok Rus siyasetçileri ve oligarklarının AB’de bulunan varlıklarını da hedef almıştır. Ayrıca Rusya’ya hava sahasını kapatan Almanya ve AB ülkeleri, Rusya’nın özellikle enerji, havacılık ve uzay sanayisine yönelik mal, hizmet ve teknolojilerin ihracatını, transferini ve yatırımlarını yasaklamıştır.
Özellikle, Rusya-Ukrayna savaşının, Almanya’nın savunma ve güvenlik politikasını kökten değiştirdiği ifade edilebilir. Çünkü Soğuk Savaş sonrası Almanya, savunma ve güvenlik politikası alanında daha temkinli, dengeli ve pasifist bir tavır sergilemeye çalışmıştır. Dolayısıyla, yıllardır silahlanmaya olumlu bakmayan ve savunma bütçesini sınırlı tutmaya çalışan Almanya, Avrupa’da askeri güç olmaktan ziyade ekonomik bir güç olmaya daha çok önem vermekteydi. Bu açıdan bakıldığında, Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinden sonra Almanya’nın askeri ve savunma harcamalarını ciddi ölçüde artırması ve Ukrayna’ya doğrudan askeri yardım sağlaması, oldukça dikkat çekici bir durumdur. Yakın tarihinde ilk kez savaşan bir tarafa askeri yardımda bulunmakta olan Almanya, şimdiye kadar Ukrayna’ya çeşitli tanksavar silahlar, uçaksavar füzeler, makineli tüfekler, mühimmat, zırhlı araçlar ve diğer askeri teçhizatları teslim etmiştir. Ayrıca, Mart 2022’de Almanya Savunma Bakanlığı, 1981’den bu yana Alman Silahlı Kuvvetleri’nde kullanılan PA-200 Tornado savaş uçağını F-35 savaş uçağıyla değiştirme planını açıklamıştır.
Almanya’nın askeri ve savunma alanında attığı söz konusu somut adımlar, Berlin’in pasif savunma ve güvenlik politikasından vazgeçmeye başladığını göstermektedir. Aslında, Almanya’nın askeri güç olma doğrultusundaki adımları, Berlin’in son yıllardaki jeopolitik uyanışının bir aşaması olarak da değerlendirilebilir. Çünkü son yıllardaki küresel ve bölgesel jeopolitik ve jeoekonomik gelişmeler, başta Almanya olmak üzere tüm AB ülkelerinin jeopolitik ve jeostratejik yaklaşımlarının yeniden ele alınmasına neden olmuştur Son yıllardaki mülteci krizi, Brexit sorunu, İran Nükleer Anlaşması sorunu, ABD ve Çin arasındaki ticaret savaşı ve küresel ekonomik durgunluk gibi önemli jeopolitik ve jeoekonomik değişimlerin yanı sıra, 2014’te başlayan Ukrayna Krizi sonrası adım adım derinleşen AB-Rusya gerginliğinin de bu süreçte önemli rol oynadığını belirtmek mümkündür. Bu bağlamda, Eylül 2020’de Hint-Pasifik bölgesine yönelik “Almanya Avrupa - Asya: 21. Yüzyılı Birlikte Şekillendirmek” başlıklı dış politika stratejisi Almanya’nın, yürüttüğü çok taraflı politikasının şekillenmesinde önemli bir rol oynayacağı ifade edilebilir. Bu noktada Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin, Almanya’nın jeopolitik uyanışını daha da hızlandırdığı belirtilebilir. Bu bağlamda, Mart 2022’de Almanya Dışişleri Bakanlığı, ülkenin yeni Ulusal Güvenlik Stratejisi’nin geliştirileceğini açıklamıştır. Rusya’nın Ukrayna’ya açtığı savaşın neredeyse Avrupa güvenliğini tehlikeye attığına daha çok vurgu yapılan açıklamada, NATO ittifakının güçlendirilmesi ve Avrupa savunma sanayisinin daha da geliştirilmesi gerektiği üzerinde durulmuştur. Bu açıdan bakıldığında, Almanya’nın önümüzdeki dönemde gerek AB jeopolitiğinde, gerekse uluslararası alanda daha aktif bir rol oynamaya çalışacağı tahmin edilebilir.
Zaten 2017’den beri NATO’nun Doğu sınırının güçlendirilmesinde önemli bir rol oynayan Almanya, Mart 2022’de daha Litvanya’daki NATO’nun Gelişmiş İleri Varlık (eFP - enhanced Forward Presence) güçlerine ek 350 asker gönderme kararı almıştır. 2017’den beri Litvanya’da görev yapan eFP güçlerinde toplam 1.600 asker bulunmaktayken, bunun 900’ünü Alman askerleri oluşturmaktadır. Söz konusu eFP güçleri, 2014’te Rusya’nın Kırım’ı ilhakına karşı tepki olarak NATO tarafından Baltık devletlerine ve Polonya’ya güven verme ve olası tehditlere karşı ortak savunma amacıyla konumlandırılmıştır.
Fakat Almanya başta olmak üzere pek çok AB ülkesinin enerji ihtiyacını karşılamada Rus petrolu ve doğalgazına olan bağımlılığı konusu ele alındığında, Rusya-Ukrayna savaşının hem Almanya ve Rusya, hem de AB ve Rusya arasındaki ticari-ekonomik ilişkileri derinden olumsuz yönde etkileyecektir. Almanya ve AB’nin Rusya’dan petrol ve doğal gaz ihracatını kısmen veya tamamen durdurması, AB’de enerji sorununu beraberinde getirebilir. Dolayısıyla Almanya ve AB ülkelerinin önümüzdeki dönemde enerji güvenliğini sağlamak amacıyla diğer petrol ve doğal gaz sahibi ülkelerle enerji alanındaki iş birliğini geliştirmenin yanı sıra, yenilenebilir enerji alanında önemli adımlar atmaya çalışacağı kuşkusuzdur.
Özet olarak, acı sonuçlarıyla devam eden Rusya-Ukrayna savaşının hala ne kadar süreceği belirsizken, savaşın olası etkilerinin nasıl şekilleneceğini tam olarak kestirmek mümkün olmamaktadır. Ancak Moskova ve Kiev arasında nihai bir ateşkes anlaşması yapılsa bile, savaşın küresel ve bölgesel boyuttaki olası jeopolitik ve jeoekonomik olumsuz etkilerinin maalesef uzun yıllar devam edeceği de tahmin edilebilir. Donald Trump döneminde ABD ve AB arasında yaşanan güven krizi, Eylül 2021’de ABD, Birleşik Krallık ve Avustralya arasında imzalanan AUKUS anlaşmasından sonra Avustralya-Fransa denizaltı anlaşmasının iptal edilmesi nedeniyle Joe Biden döneminde de devam etmektedir. Her ne kadar bu tür güven sorunları yaşansa da genel çerçeveden baktığımızda jeopolitik açıdan, Almanya dahil AB ülkelerinin önümüzdeki dönemde ABD ile gerek ikili ilişkilerinin, gerek NATO çatısı altındaki iş birliğinin giderek derinleşeceği düşünülebilir. Bu noktada ABD ile AB arasındaki ilişkilerin geleneksel güvenin zayıflaması nedeniyle AB’nin daha fazla egemen bir siyasi güç olarak hareket edebilme çabasına girdiği bir dönemde Rusya-Ukrayna savaşının başlaması ABD ve AB arasındaki ittifakın yeniden pekişmesine olanak sağladığı da görülmektedir.
Yazar Omirbek Hanayi, Avrasya Araştırma Enstitüsü, Kazakistan Politika, Dış İlişkiler ve Güvenlik • • • • • • Kazakistan Parlamentosu, Kazak Hükümeti ile Kırgızistan Bakanlar Kurulu arasında Orta Asya bölgesinde güvenliği sağlamak için askeri ve teknik yardım sağlanmasına ilişkin bir anlaşmayı onayladı. Anlaşma, Kazakistan Silahlı Kuvvetleri Başkomutanlığı’nın görev tanımı kapsamında, Kırgızistan’ın askeri ve teknik yardım talebi üzerine 7 Aralık 2021’de imzalandı. Kırgızistan, söz konusu ekipmanı yalnızca ulusal güvenliğini sağlamak amacıyla kullanacaktır (Kazinform, 11.05.2022). Özbekistan Dışişleri Bakan Vekili Vladimir Norov, Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov ile siyasi, ticari, ekonomik, ulaşım ve iletişim, kültürel ve insani alanlarda ikili iş birliğinin güncel konularının ele alındığı bir görüşme gerçekleştirdi. Taraflar, stratejik ortaklık ilişkilerinin mevcut durumunu takdir ederek, iş çevreleri arasındaki temasların önemli ölçüde yoğunlaştığını ve Taşkent’i Bakü’ye bağlayan doğrudan hava trafiğinin yeniden başlatıldığını bildirdi (Kun.uz, 14.05.2022).
ABD ve Rusya, Tacik-Afgan sınırını güçlendirmek için kontrol noktaları ve sınır müfrezeleri inşa edecektir. Tacik-Afgan sınırındaki Çaldovar’da yeni bir sınır karakolunun inşası 3 milyon dolara, bir sınır müfrezesinin inşası ise 30 milyon dolara mal olacaktır. Tacik parlamentosu ayrıca, Rusya Federasyonu’nun Tacik-Afgan sınırında bir sınır kontrol noktası inşası için 1,1 milyon dolar tahsis edilmesine ilişkin Rusya ile bir hibe anlaşmasını da onayladı (ASIA-Plus, 11.05.2022).
Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) Dışişleri Bakanları toplantısı Tacikistan’ın başkenti Duşanbe’de gerçekleştirildi. Toplantıda, BDT Dışişleri Bakanları devletler kapsamında iş birliği perspektiflerini görüştüler. Uluslararası güvenlik, insani ve bilimsel iş birliğinin daha da genişletilmesi ile ilgili konulara özel önem verildi. Bakanlar ayrıca, ikili konuları görüşmek üzere toplantının oturum aralarında görüşmeler yaptılar (ASIA-Plus, 11.05.2022). Çin Devlet Konseyi Üyesi ve Dışişleri Bakanı Wang Yi, Pakistan Dışişleri Bakanı Bilawal Butto Zerdari ile çevrimiçi bir görüşme gerçekleştirdi. Wang Yi, Pakistanlı mevkidaşına Çin’in Pakistan’ı, terörle mücadele kapasitesini geliştirmede desteklemeye devam edeceğine ve ikili ilişkileri geliştirmek için Pakistan ile el ele vermeye hazır olduğuna dair güvence verdi. Bilawal Butto Zerdari, Pakistan’ın terörle mücadele kapasitesini geliştirmek ve Pakistan’daki tüm Çin vatandaşlarının güvenliğini sağlamak için Çin ile iş birliğini güçlendirmeye hazır olduğunu bildirdi (English.news.cn, 12.05.2022).
Rusya ve Orta Asya ülkeleri Parlamentolararası Forumu Aşkabat’ta düzenlendi. Parlamento toplantısında, üst düzey delegeler yasama ve diğer önemli alanlarda karşılıklı yarar sağlayan çok taraflı ortaklıkların güçlendirilmesiyle ilgili önemli konuları ele aldı. Toplantı, bölgeler arası iş birliğini genişletmeyi, ülkeler arasındaki güvene dayalı ilişkileri ve karşılıklı anlayışı güçlendirmeyi ve Orta Asya ve Rusya’daki kadınlar için yasal çerçeveyi ve beklentileri geliştirmeyi amaçlamıştır (Centralasia.news, 12.05.2022).
Toplum ve Kültür Ekonomi, Finans ve Enerji • • • • • • Kazak Senatosu Başkanı Maulen Aşimbayev, Türkmenistan Parlamentosu Üst Meclisi Başkanı Kurbankulu Berdimuhammedov ile ekonomik iş birliğini görüştü. Kazakistan ve Türkmenistan arasındaki ticaret cirosunun yılbaşından bu yana 100 milyon doları aşarak 2021 yılına göre üçte iki oranında arttığı belirtildi. Ülkeler, enerji ve tarım alanlarında verimli bir şekilde iş birliği yaparak, demiryolu, karayolu ve su taşımacılığı ile lojistik alanlarındaki ortaklıkları güçlendirmeyi planlamaktadır (Qazaq TV, 13.05.2022). Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Comart Tokayev, Ankara’da Türk iş dünyasının önde gelen temsilcileriyle yaptığı toplantıda, gerekli olan kapsamlı destekleri garanti ederek, onları Kazakistan ekonomisine yatırım yapmaya çağırdı. Türk girişimciler ülkede hâlihazırda kimya, tarım ve inşaat sektörlerinde büyük projeler gerçekleştirmektedir. Kazakistan’da 4.000’e yakın Türk sermayeli şirket başarıyla faaliyet göstermektedir. 2021’de Türkiye’den Kazakistan’a yapılan doğrudan yatırımlar 680 milyon dolarla rekor seviyeye ulaştı. Görüşmenin ardından iki ülke arasında 30 belge imzalandı (Qazaq TV, 11.05.2022). Özbekistan Merkez Bankası’na göre, 2022’nin başından bu yana dört ay içinde yurt dışından yapılan para transferleri 2.54 milyar doları buldu. Söz konusu havale akışı geçen yılın aynı dönemine göre %27 artarak 1.99 milyar dolar oldu. Nisan 2022’de, Özbek göçmen işçiler, bir önceki Nisan ayına göre %88’in üzerindeki artışla 1.07 milyar dolar Özbekistan’a gönderdi. 2021’de toplam havale tutarı 8.1 milyar dolara ulaştı (Kun.uz, 13.05.2022).
Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (AİKB), savaş döneminde gıda güvenliğini artırmak için seçilen yerel bankalara ve Ukrayna’daki bir leasing şirketine toplam 53.25 milyon avro değerinde risk paylaşım araçları ihraç edeceğini duyurdu. Bu, Bankanın, Ukrayna ekonomisine yönelik beş aşamalı destek planının önemli bir unsuru niteliğindedir. AİKB, bu yıl Ukrayna’da planlanan 1 milyar avroluk yatırımla ticareti, enerji güvenliğini, hayati altyapıyı ve ilaç endüstrisini de desteklemektedir (Ukrinform, 12.05.2022). Azerbaycan Ekonomi Bakanı Mikail Jabbarov, Türkmenistan Cumhurbaşkanı Serdar Berdimuhamedov ile ulaşım ve enerji iş birliğinin ele alındığı bir görüşme gerçekleştirdi. Taraflar, çeşitli sektörlerde ilişkilerin geliştirilmesi için bir koordinasyon organı olarak ikili Hükümetlerarası Türkmen-Azerbaycan Ekonomik İşbirliği Komisyonu’nun rolünün güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti. Taraflar ayrıca, mal taşımacılığı için en uygun kara ve deniz yollarının sağlanmasının ve uluslararası ulaşım altyapısına entegrasyonunun önemini vurguladılar (AzerNews, 12.05.2022).
Macar-Kırgız Kalkınma Fonu Yönetim Kurulu üyesi Alimbek Orozbekov, Fonun, Kırgızistan ve Macaristan vatandaşlarının finansman için iş tekliflerine yönelik başvuruları kabul etmeye hazır olduğunu duyurdu. Başvuru faiz oranları, asgari %1.5, azami ise %7.25 olacaktır. Orozbekov, Fonun küçük hidroelektrik santrallerinin inşası, besicilik, arıcılık ve balık çiftliklerinin geliştirilmesi de dâhil olmak üzere birçok öncelikli alana sahip olduğunu da sözlerine ekledi (Kabar, 12.05.2022).
Hazırlayanlar Zhengizkhan Zhanaltay, Kanat Makhanov. • • • • • • TÜRKSOY üyesi ülkelerin UNESCO’ya bağlı 8. Milli Komisyonları Toplantısı Bursa’da gerçekleştirildi. Toplantıya Türk devletleri, UNESCO ve uluslararası kuruluşların temsilcileri katıldı. Katılımcılar, UNESCO tarafından belirlenen Somut Olmayan Kültürel Miras, Kültürel ve Doğal Miras, Dünya Belleği ve Eğitim başlıkları altında çeşitli seminerlerde bir araya gelerek, kültürel mirasın çeşitli öğelerinin durumunu, güncel konuları ve geleceğe yönelik ortak çalışmalara ilişkin konuları değerlendirdi (Türksoy.org, 13.05.2022). 1. Uluslararası Türk Dünyası Müzik ve Dansları Sempozyumu Türkiye’nin İzmir ilinde bulunan Ege Üniversitesi kampüsünde gerçekleştirildi. Etkinlik, TÜRKSOY ile Ege Üniversitesi Türk Müziği Devlet Konservatuarı ve Ege Üniversitesi Türk Dünyası Araştırma Enstitüsü iş birliğinde yapıldı. Sempozyumda Türk Dünyasından çeşitli atölye çalışmaları, söyleşiler, sanat topluluklarının konserleri ve dünyanın çeşitli ülkelerinden akademisyenlerin bildiri sunumları yer aldı (Türksoy.org, 13.05.2022). Beşinci Geleneksel El Sanatları Festivali, Bursa’da gerçekleştirildi. 2022 Türk Dünyası Kültür Başkenti Bursa etkinlikleri kapsamında düzenlenen festivalde, Türk Dünyasının çeşitli ülkelerinden 80’den fazla el sanatı ustasının eserleri yer aldı. Etkinlik, Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı, TÜRKSOY, Bursa Büyükşehir Belediyesi ve Bursa Kent Konseyi tarafından ortaklaşa düzenlendi (Türksoy.org, 12.05.2022).
Türk Devletleri Teşkilatı Uzay Ajansları ve İlgili Kurumlar İkinci Çalışma Grubu Toplantısı Taşkent’te gerçekleştirildi. Toplantıya Azerbaycan, Macaristan, Kazakistan, Kırgızistan, Türkmenistan ve Türkiye’nin uzay alanında çalışmalar yapan kurumlarının yetkilileri katıldı. Görüşmede taraflar, ortak bir uydu geliştirme ve Türk Devletleri Teşkilatı bünyesinde ortak çalıştaylar ve gençlik kampları düzenlemenin detaylarını değerlendirdi (Turkkon.org, 12.05.2022). “Orta Asya’da Diasporaların Gelişimi, Sürdürülebilir Kalkınmada Önemli bir Faktördür” başlıklı Orta Asya’daki diasporaların gelişimi ile ilgili altıncı uluslararası bilimsel ve pratik konferansı Taşkent’te gerçekleştirildi. Konferansa Azerbaycan, Almanya, Polonya ve Rusya’nın bilimsel, akademik ve analitik kurumlarından 100’den fazla temsilci katıldı. Konferans sırasında akademisyenler, Orta Asya’daki diasporalar üzerine hazırladıkları pratik çalışmalarını sundular (Centralasia.news, 11.05.2022). Dünya Bankası, eğitim sisteminde yapılacak reformlar için Kırgızistan’a 25 milyon dolar tahsis edecektir. Programın amacı, Kırgızistan’daki yükseköğretim kurumlarının öğrencilerinin verimliliğini artırmanın yanı sıra öğretim potansiyelini genişletmektir. Hibe fonlarının dağıtımında insan sermayesinin geliştirilmesine dikkat edilecektir. Söz konusu fon, Gelecek İçin Öğrenme projesi kapsamında geri ödemesiz hibe olarak sağlanacaktır (Centralasia.news, 12.05.2022).




