f𝕏▶in◎
ERI Logo
Ana Sayfa›Yayınlar›İran Nükleer Anlaşması: Son Gelişmeler
ebulletin

İran Nükleer Anlaşması: Son Gelişmeler

Yazarlar: Dauren Aben
10 Şubat 2020
İran Nükleer Anlaşması: Son Gelişmeler

İRAN NÜKLEER ANLAŞMASI: SON GELİŞMELER Ocak 2020’nin başlarında Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) düzenlediği hava saldırısı ile İran Devrim Muhafızları Ordusu’na bağlı Kudüs Gücü Komutanı General Kasım Süleymani’nin öldürülmesi Washington ve Tahran arasındaki gerginliği ciddi bir şekilde tırmandırarak savaşın eşiğine getirmiştir. Bu gelişmelerin İran’ın nükleer programını da etkilediği görülmektedir. İranlı üst düzey yöneticilerin açıklamaları doğrultusunda ülkenin üst düzey askeri komutanın suikastına misilleme olarak Kapsamlı Ortak Eylem Planı (KOEP) olarak bilinen 2015 nükleer anlaşması kapsamında kalan yükümlülüklerini yerine getirmeyeceğini açıklamıştır. Özellikle İran, uranyum üretimi, zenginleştirme ve stoklama üzerindeki tüm kısıtlamaların etkili bir şekilde kaldırılması anlamına gelen santrifüjlerin sayısı için belirlenen sınırlamalara artık uymayacağını açıklamıştır. Uluslararası toplum, bu duyuruyu İran’ın anlaşmadan fiili olarak geri çekilmesi olarak okumuştur. Bununla birlikte, İran hükümeti, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) ile işbirliğine devam edeceğini ve ABD’nin yaptırımları kaldırıldıktan sonra KOEP ile tam uyuma geri dönmeye hazır olduğunu belirtmiştir.

Aynı zamanda, İran’ın “şiddetli intikam” yemini etmesine rağmen, bu son gerilim gerçek bir savaşa dönüşmemiştir. Büyük ölçüde sembolik bir hareketle Tahran, Irak’taki ABD birliklerini barındıran iki askeri hava üssüne herhangi bir zarar vermeyen füze saldırısını yaparken, ABD Başkanı Donald Trump, ulusa sesleniş konuşmasında Tahran’a karşı yeni ekonomik yaptırımları duyurmakla yetinmiş ve yeni müzakereler yapılması için çağrıda bulunmuştur. İran’ın başlangıçta reddettiği İran hava savunma güçleri tarafından Ukrayna Uluslararası Havayolları’na ait yolcu uçağının düşürülmesinin de gerilimin düşürülmesinde bir rol oynadığı söylenebilir. Bu noktada, her iki taraf da kendi kamuoyu önünde itibarlarını korumuş gözükürlerken, İran’ın KOEP yükümlülüklerini askıya almasından sonra nükleer silah edinmeye yaklaşıp yaklaşmayacağı sorusu henüz yanıtını bulamamıştır.

Aslında İran, Trump yönetiminin ABD’nin tek taraflı olarak KOEP’dan çekilmesinden tam bir yıl sonra Mayıs 2019’da anlaşma şartlarından uzaklaşmaya başlamıştır. Tahran, anlaşmanın geri kalan tarafları olan Çin, Fransa, Almanya, İngiltere ve Rusya’nın İran ekonomisini zayıflatmaya yönelik ağır ABD yaptırımlarının yeniden uygulanmasının sonuçlarını hafifletme vaatlerini getirememelerinden dolayı memnun olmamıştır. Avrupalı güçler tarafından İran ile finansal işlemleri kolaylaştırmak amacıyla Ocak 2019’da kurulan Ticaret Borsalarını Destekleme Aracı (INSTEX) henüz tam kapasiteli olarak faaliyete geçmemişken, Avrupalı şirketler ticari çıkarlarını riske atmak istememektedirler. Sonuç olarak, İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, İran’ın dış ticaretini, petrol endüstrisini ve bankacılık sektörünü ABD’nin ekonomik yaptırımlarından koruma çabalarını desteklemek amacıyla KOEP ortakları için 60 günlük bir süre belirlemiştir. O zamandan beri Tahran, anlaşma kapsamındaki taahhütlerinin yerine getirilmesini beş aşamada kademeli olarak askıya alarak “daha az için daha az” yaklaşımını benimsemiştir. Diğer KOEP katılımcılarının bu adımlardan kaçınmaya yönelik çağrılarına rağmen, İran zenginleştirilmiş uranyum stokunu 300 kg sınırının üzerine çıkarmış, ağır su stokunu aşmış, uranyum zenginleştirme düzeyini %3.67’nin üzerine çıkarmış, gelişmiş santrifüjleri aktive ederek nükleer araştırma ve geliştirme konusundaki sınırları aşmış ve Fordow nükleer tesisi de yeniden faaliyete geçirmiştir. İran yönetimi, aynı zamanda, ülkenin KOEP kapsamında kabul edilen avantajlardan yararlanmasının ardından bu adımların geri alınacağını vurgulamaya devam etmiştir. ABD’nin KOEP’dan çekilmesinin ve yaptırımların yeniden uygulanması taahhütlerinden vazgeçmek için yasal zemin oluşturduğunu iddia eden Tahran, eylemlerini nükleer anlaşma ile tutarlı olarak haklı çıkarmıştır.

Ocak 2020’de yaptığı konuşmada Donald Trump, ABD Başkanı olduğu sürece İran’ın nükleer silaha sahip olmasına asla izin verilmeyeceğini ifade etmiştir. Ayrıca, Trump, geri kalan KOEP’i imzalayan ülkeleri şu an ki anlaşmanın kendi tabiri ile “Trump Anlaşması” ile değiştirilerek İran’ın nükleer hırslarının kısıtlanmasına olanak sağlayacak şekilde düzenlenmesine yönelik müzakereler konusunda ABD’nin görüşüne katılmaya çağırmıştır. Ancak, Çin, Fransa, Almanya, Rusya ve İngiltere, KOEP yükümlülüklerini yerine getirmeye devam edeceklerini bir kez daha teyit etmeleri iile Trump’ın bu çağrısı yanıtsız kalmıştır. Bu bağlamda, Londra’nın KOEP konusunda birleştirilmiş Avrupa pozisyonundaki en zayıf halka olduğu anlaşılmaktadır. Zira İngiltere Başbakanı Boris Johnson, söz konusu anlaşmanın “Trump anlaşması” ile değiştirilebileceğini belirtmiştir. Bu gelişmelere kayıtsız kalamayan Avrupalı güçler, Tahran’ın tüm KOEP kısıtlamalarını askıya alması nedeniyle anlaşmanın anlaşmazlık çözüm mekanizmasını devreye sokarak İran’ı yeniden anlaşmaya tam anlamıyla uymasını beklemektedirler. Fransa, Almanya ve İngiltere dışişleri bakanları, ortak açıklamalarında İran’ın davranışının KOEP hükümlerine aykırı olduğu ve geri dönüşü olmayan yayılma etkilerinin olduğu konusunda ısrar etmişlerdir. Ayrıca, İran’ın nükleer anlaşmayı uygulamaktan vazgeçmek için yasal zemine sahip olduğu iddiasını da reddetmişlerdir.

Avrupa Troyka’sı tarafından açıklanan anlaşmanın, anlaşmazlık çözüm mekanizmasının devreye sokulması İran ve diğer anlaşmayı imzalayan beş ülkenin farklı bakış açılarından doğan anlaşmazlıkların 65 günlük bir süre içerisinde çözüme kavuşturulmasını öngörmektedir. Tarafların anlaşamamaları durumunda ise süreç, İran tarafının yükümlülüklerini ihlal ettiği hükmüne varılarak Birleşmiş Milletlerin (BM) Güvenlik Konseyi’nin İran’a karşı uluslararası ambargoların yeniden uygulanması kararı ile sonuçlanabilir. İran’ın Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif Troyka’nın bu kararının yasal bir dayanağının olmadığını ve politik açıdan stratejik bir hamle olduğunu ifade etmiştir. Rusya Dışişleri Bakanlığı da konu hakkında derin bir hayal kırıklığı ve ciddi endişelerinin olduğunu belirterek bu tür adımların KOEP etrafında yeni tartışmalara yol açarak, bu sürecin uygulanmasını imkansız hale getirebileceğini ifade etmiştir. Moskova, İran’ın anlaşmaya gönüllü olarak uyma sürecini durdurmasının, ABD’nin ihlallerine yanıt olarak yürürlüğe aldığı görüşünü savunarak nükleer programın hali hazırda zaten UAEA tarafından eşi benzeri görülmemiş bir şekilde sürekli olarak kontrol altında olduğunu belirtmektedir. Dahası, Rusya, Avrupalı ülkelerin de dahil olduğu diğer tarafların anlaşma gereği kendi yükümlülüklerini daha iyi yerine getirmeleri durumunda İran’ın anlaşmaya uymaması için herhangi bir nedeninin olmadığı hususunu vurgulamaktadır. Rus diplomatik servisi Avrupalı ortaklarını KOEP’in geleceğini sorgulayan adımlardan vazgeçmeye davet etmiştir. Bu noktada Çin’de Avrupalı güçlerin kararının pişmanlık duyulacak bir adım olduğunu ve herhangi bir sorunun çözülmesine veya gerilimi azaltmaya yardımcı olmayacağını düşündüklerini açıklamıştır. Konuyla ilgilenen pek çok gözlemci KOEP’in, BM Güvenlik Konseyi’nde tartışmaya açılmasının anlaşmanın çöküşüne neden olacağını ifade etmektedir. Bu durumda görülen o ki, Berlin, Londra ve Paris anlaşmazlık çözüm mekanizması sürecini ilerletmede acele etmeyecekler. Çünkü AB Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Joseph Borrel tarafından yapılan açıklamada KOEP’in tüm tarafları ile geniş kapsamlı yürütülen görüşmeler sonucunda mekanizmanın belirlenen süresinin, konunun karmaşıklığı nedeniyle uzatıldığını ifade etmiştir. Bu süreç içerisinde İran UAEA ile yapıcı işbirliğini sürdürmekte ve Ajansın denetçileri İran’daki tesislerde gözlem çalışmalarına devam ederek hassas maddelerin askeri amaçlarının kullanılmamaları konusunu denetlemektedirler. UAEA Genel Müdürü Rafael Grossi’ye göre İran Ocak 2020’de nükleer anlaşmadaki taahhütlerine geri dönerek anlaşma seviyesini aşan herhangi bir adım atmamıştır. Geçtiğimiz günlerde Viyana’da düzenlenen Uluslararası Nükleer Güvenlik Konferansında İran Atom Enerjisi Örgütü Başkanı Ali Akbar Salehi, Avrupalı paydaşlarına, ABD baskısından bağımsız olarak taahhütlerini yerine getirerek KOEP’in kurtarılması konusundaki rollerini hatırlattı. Önümüzdeki dönemde İran nükleer anlaşmasının ne yönde ilerleyeceğini izleyerek göreceğiz. Bu noktada belirli olan konulardan birisi ise Trump yönetiminin 2015 anlaşmasının değiştirilmesi yönünde İran’a uyguladığı maksimum baskının başarılı olmadığı görülmektedir.

İran mevcut anlaşmaya olan bağlılığını göstermesinin yanı sıra Ortadoğu'daki bölgesel politikasında ise daha agresif bir tutum sergilemektedir. İran, diğer KOEP taraflarının kendi taahhütlerini yerine getirmeleri ve ABD yaptırımlarından kaynaklanan zararın telafi edilmesi durumunda anlaşmadaki kendi taahhütlerinin uygulanması konusunda açık kapı bırakmaktadır. Eğer anlaşmanın diğer tarafları İran ile diplomatik ilişkilerini geliştirmez ve gerçek anlamda ekonomik teşvikler sunmazlar ise Tahran’ın nükleer çalışmalara verdiği arayı (bir nükleer silah için yeterli silah malzemesi üretmek için gereken süre) azaltarak birkaç ay veya bir sene içerisinde nükleer silah yapabilme riski ile karşı karşıya kalınabilir.

Yazar Dauren Aben, Avrasya Araştırma Enstitüsü, Kazakistan Ekonomi, Finans ve Enerji Politika, Dış İlişkiler ve Güvenlik • • • • • • 56. Münih Güvenlik Konferansı’nın “Coğrafi Konumun Önemi: Orta Asya Güncellemesi” başlıklı panelin oturumunda konuşma yapan Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım-Jomart Tokayev, bölgede güvenlik sorunlarının çözümü konusunda düşüncelerini paylaşarak katılımcılara Kazakistan’ın dış politika öncelikleri hakkında bilgi verdi. Cumhurbaşkanı ayrıca, ülkenin “Jusan” ve “Rusafa” insani operasyonlarının sonuçları üzerinde durarak, uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadeleye yönelik Kazakistan tarafından alınan önlemlerin yanı sıra Kazakistan’ın terörle mücadeleye katkısına da değinmiştir (Akorda, 15.02.2020).

Özbekistan’da Mahalle ve Aile İşleri Bakanlığı kurulacak. Yeni bakanlık, ülkenin mahalle komitelerinden (mahalle düzeyinde öz yönetim organları) 40,000 çalışanı ve ilgili yerel yetkilileri bir araya getirecektir. Özbekistan Cumhurbaşkanı Şavkat Mirziyoyev’e göre, mahalle komiteleri şu anda 200’den fazla farklı görevi getirmektedir (Fergana, 12.02.2020).

Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT), Birleşmiş Milletler (BM) Terörle Mücadele Ofisi ile İsviçre’nin Viyana’da birlikte düzenlediği bölgesel üst düzey terör konferansında Türkmenistan, 20202024 aşırılığın önlenmesi ve terörle mücadele konusundaki ulusal stratejisini sunmuştur. Belgeyi uygulamak için Türkmenistan hükümeti, 24 kamu kurumu ve sivil toplum kuruluşunun temsilcilerinden oluşan bir çalışma grubu oluşturmuştur (Türkmenistan Dışişleri Bakanlığı, 12.02.2020).

Azerbaycan ve Ermenistan cumhurbaşkanları İlham Aliyev ve Nikol Paşinyan, 56. Münih Güvenlik Konferansı kapsamında düzenlenen bir panelde Dağlık Karabağ konusunu görüştüler. Cumhurbaşkanı Aliyev, tartışmalı bölgenin tarihsel olarak Azerbaycan’ın bir parçası olduğunu iddia etmiş, Başbakan Paşinyan ise bu sorunun aşamalı olarak çözülmesi gerektiğini vurgulamıştır. Aliyev, çatışmanın kademeli olarak çözülmesine karşı olmadığını, ancak Ermenistan’dan Dağlık Karabağ’ın finansmanını durdurmasını ve askerlerin oradan çekilmesini talep etmiştir (Deutsche Welle, 16.02.2020).

Rusya Savunma Bakan Yardımcısı Nikolay Pankov’un yaptığı açıklamaya göre, Moskova, Kırgız kasabası Kant’taki Rus hava üssünde hava savunma sistemleri kurmayı planlamaktadır. Açıklama, Rus askeri üssünün Kırgızistan’da kalma koşulları hakkında iki taraflı protokolün onaylanmasına ilişkin Devlet Duma’sı oturumunda yapılmıştır. Rusya, ayrıca, Kırgızistan’a insansız hava araçları birimi konuşlandırmayı ve Kant hava sahasının altyapısını modernize etmeyi planlamaktadır (RIA Novosti, 11.02.2020). Moldova Cumhurbaşkanı İgor Dodon, ülkenin Dışişleri ve Avrupa Entegrasyon Bakanlığı yönetim kurulunun genişletilmiş toplantısına katıldı. Dodon’a göre, Moldova’nın ulusal çıkarları hem Avrupa Birliği ile ortaklık anlaşmasının uygulanmasını hem de Batı ve Doğu ülkeleri ile kararlaştırılan stratejik ortaklıkların geliştirilmesini gerektirmektedir (Moldpres, 11.02.2020).

• • • • • • İran ile Avrasya Ekonomi Birliği (AEB) arasındaki ticaret, Ekim 2019’da ikili tercihli ticaret anlaşmasının yürürlüğe girmesinden bu yana 1 milyar dolara ulaşmıştır. İran’ın anlaşma kapsamında gerçekleştirdiği ihracat 87 milyon doları oluştururken, AEB 533 milyon dolar değerinde mal ihraç etmiştir. İran’ın beş AEB üyesine yaptığı toplam ihracat ve bu ülkelerden ithalatı sırasıyla 347 milyon dolara ile 655 milyon dolara ulaşmıştır (Financial Tribune, 11.02.2020). Kazakistan ve Güney Kore arasında Seul’de düzenlenen 10. siyasi istişarelerde açıklananan verilere göre iki ülke arasındaki ticaret hacmi 2019’da %66 oranında artarak 6,5 milyar dolara ulaşmıştır.Bu rakamın 2020’de daha fazla büyümesi beklenmektedir. Güney Kore tarafı, Kazakistan’da nükleer enerji ve teknoloji parkları, hastaneler ve kliniklerin inşası konusunda işbirliği yapmaya ilgi duyduğunu ifade etmiştir (Kazakistan Dışişleri Bakanlığı, 11.02.2020; Kazakh TV, 12.02.2020).

Kazakistan şirketi Kusto Group ile ABD’nin büyük gıda şirketlerinden Tyson Foods, Almatı bölgesinde 300 milyon dolar değerinde bir et işleme tesisi kuracak. Tamamlandığında, işletmenin yıllık 500,000 baş hayvanı işlemesi ve günlük kapasitenin 2,000 baş hayvan seviyesinde olması beklenmektedir. İki vardiya halinde çalışacak olan tesis, 4,000 kişiye kadar işçi çalıştıracak ve toplam 20,000 iş imkânı yaratacaktır (Forbes Kazakistan, 14.02.2020).

Kırgızistan, Kırgız kamyonlarının Kazakistan sınırını geçerken bir kısım sorunlar yaşadığı gerekçesiyle Dünya Ticaret Örgütü’ne (DTÖ) başvurmuştur. Kırgızistan Ekonomi Bakanlığı’ndan yapılan açıklamaya göre, 2019 Mart ayından bu yana Kazakistan sınır yetkilileri tarafından yapılan sıkı kontrollerden dolayı Kırgızistan’dan transit malların taşınmasında önemli gecikmeler yaşanmıştır. DTÖ mevzuato gereği Kırgızistan, Kazakistan’dan gizli ticaret engellerini derhal kaldırmasını ve Kırgız taşıma komisyoncularına engelsiz geçiş hakkı sağlamasını istemiştir (24.kg, 14.02.2020). Özbekistan hükümeti, 1 Ağustos 2020 tarihinden önce BM, Dünya Bankası ve diğer uluslararası kuruluşlarla işbirliği içinde yoksulluğun azaltılması için bir taslak program hazırlamayı planlamaktadır. Program, yoksulluğun tanımını ve kriterlerini içerecek ve özellikle gençler ve kadınlar arasında nüfusun iş ve girişimcilik becerilerini geliştirmek için çeşitli önlemler sunacaktır. Özbek yetkililerine göre Özbekistan’daki düşük gelirli insanların sayısı 5 milyondur (Kun.uz, 11.02.2020). Hükümet toplantısında konuşma yapan Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Rusya’nın makroekonomik göstergelerinde olumlu eğilimler gözlendiğini belirtmiştir. Zira 2019 yılında ülkenin GSYİH büyümesi %1.3 olmuş ve sanayi üretim endeksi %2.4 oranında artmıştır. Putin, hükümete ulusal ekonominin küresel ortalamanın üzerinde büyümesine ve yıllık %5-7’lik yatırım büyüme oranına ulaşmasına yardımcı olacak yeni bir yatırım döngüsü başlatılması talimatını vermiştir (TASS, 12.02.2020).

Hazırlayanlar Dauren Aben, Kanat Makhanov.

Toplum ve Kültür • • • • • • İslam İşbirliği Teşkilatı’nın (İİT) İslam Ekonomik, Kültürel ve Sosyal Sorunları Komisyonu’nun Cidde’de düzenlenen 43. oturumunda üye ülkelerin temsilcileri, bilim ve teknoloji, su, iklim ve çevre, aile ve sağlık konularında işbirliği dâhil olmak üzere bir dizi sosyal ve kültürel meseleleri görüştüler. Bunlar dışında komisyon, Kazakistan’ın İİT çerçevesinde Abu Nasr AlFarabi’nin 1150. yıldönümünü kutlama önerisini oybirliğiyle onaylamıştır (Kazinform, 14.02.2020). Ankara’da Kazak aydını Abay Kunanbayulı Yılı’nın açılış töreni gerçekleştirildi. İki ülkenin kültür bakanlıkları ve Kazakistan Ankara Büyükelçiliğinin desteğiyle düzenlenen etkinliğe Türkiye tarafından politikacılar ve ünlü simalar katılmışlardır. Törende Türkiye Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası eşliğinde tanınmış Türk sanatçıları, Abay’ın şarkılarını seslendirmişlerdir (Kazak TV, 12.02.2020). 2019’da Kazakistan’dan ayrılan kişi sayısı 45,231’e ulaşmıştır. Bu, 2018 verilerine göre (41,894) yaklaşık %8 oranında artmıştır. Bunlardan, 40,933 kişi Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) ülkelerine, 4,298 kişi ise başka ülkelere göç etmiştir. 2019 net göç dengesi -32.973 kişiye ulaşmış olup bu rakam 2018’de kaydedilen 29,109 kişi seviyesinden daha yüksektir (Kursiv, 14.02.2020).

Kırgız yetkililer evlat edinme prosedürlerinin kolaylaştırılması adına merkezi bir veri bankası kurulmasını planlamaktadır. Böylece, daha önceki sürecin daha şeffaflaştırılması amaçlanmaktadır. Kırgızistan’ın Çalışma ve Sosyal Kalkınma Bakanlığı’na göre her potansiyel koruyucu aileye bir şahsi kod verilerek bu veri bankasını herhangi bir aracı olmadan kullanmalarına imkân sağlanacaktır (Kabar, 10.02.2020).

Tacikistan Bilimler Akademisi’nin açıklamasına göre ülke Dünya Buzulları İzleme Servisi’ne üye olmuştur. Şu an Tacik bilim adamları ülkedeki buzulların sayısını ve durumlarını hesaplama çalışmalarını devam ettirmektedirler. 2019’da bu amaçla buzullarda 12 keşif gezisi düzenlenmiş olup 2020’de ise 10 keşif gezisinin daha yapılması planlanmaktadır. Bu araştırmanın sonucunda Bilimler Akademisi Tacikistan’daki buzullar hakkında 12 ciltlik bir katalog yayınlayacaktır (Avesta, 12.02.2020).

Rus Devlet Duması Rusya ve Tacikistan arasında 2019’un Nisan ayında düzenlenen hükümetler arası bir anlaşmayı onayladı. Anlaşma sayesinde Duşanbe, Kulob, Khujand, Bokhtar ve Tursunzoda şehirlerinde Rus dilinde eğitim verecek 5 okulun açılması planlanmaktadır. İnşaat sürecinin bitmesinin ardından her okul, 1,200 öğrenci kapasitesiyle Rus eğitim standartlarına göre eğitim verecektir. Söz konusu anlaşmayı Tacik tarafı, 2020’nin Ocak ayında onaylamıştır (Avesta, 12.02.2020).

📄 PDF İndir
← Yayınlara Dön
İlgili Yayınlar
Yeni Kazakistan: Yeni Anayasa, Kurultay ve Kurumsal Dönüşüm
Yeni Kazakistan: Yeni Anayasa, Kurultay ve Kurumsal Dönüşüm
3 Eyl 2026
ABD–İsrail–İran Savaşı ve Orta Asya’ya Yansımaları
ABD–İsrail–İran Savaşı ve Orta Asya’ya Yansımaları
9 Nis 2026
Küresel Askerileşme Ortamında Orta Asya Ülkeleri
Küresel Askerileşme Ortamında Orta Asya Ülkeleri
15 Şub 2026
5. Ulusal Kurultay ve Yeni Kazakistan: Siyasal Mimari, İstişar e ve Kurumsal Reform
5. Ulusal Kurultay ve Yeni Kazakistan: Siyasal Mimari, İstişar e ve Kurumsal Reform
26 Oca 2026