f𝕏▶in◎
ERI Logo
Ana Sayfa›Yayınlar›Türkiye ve Avrupa Birliği Arasında Mülteci Anlaşması: Anlaşmanın Yenilenmesi İsteği
ebulletin

Türkiye ve Avrupa Birliği Arasında Mülteci Anlaşması: Anlaşmanın Yenilenmesi İsteği

Yazarlar: Cengizhan Canaltay
17 Haziran 2021
Türkiye ve Avrupa Birliği Arasında Mülteci Anlaşması: Anlaşmanın Yenilenmesi İsteği

TÜRKİYE VE AVRUPA BİRLİĞİ ARASINDA MÜLTECİ ANLAŞMASI: ANLAŞMANIN YENİLENMESİ İSTEĞİ Suriye’de 2011 yılında çıkan rejim güçleri ile muhalefet arasındaki çatışmaların iç savaşa dönüşmesi, yakın tarih içerisindeki en büyük göç akınlarından birisinin oluşmasına neden olmuştur. Güvenlik nedeniyle evlerini zorunlu olarak terketmek durumunda kalan milyonlarca Suriyeli ülke içinde güvenli bölgelere, komşu ülkelere ve hatta çeşitli Avrupa ülkelerine göç etmektedir. Bu göç dalgasını rakamlar ile ifade edecek olursak 6.6 milyondan fazla kişi yurt içinde başka bölgelere göç ederken, 19 Mayıs 2021 tarihi itibariyle Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin (BMMYK) verilerinde kayıtlı bulunan yurt dışında toplam 5.602.649 Suriyeli ikamet etmektedir. Bunların 3.671.625’i (%65) Türkiye’de yaşamlarını sürdürürken 855.172 ve 665.834 Suriyeliye sırasıyla Lübnan ve Ürdün ev sahipliği yapmaktadır. Bu zorunlu göç sırasında yaklaşık 1.2 milyondan fazla Suriyeli göçmenin de yasa dışı yollar aracılığı ile Avrupa kıtasındaki ülkelere ulaştığı bilinmektedir. Bu konuda AB Türkiye ile düzensiz göç akınının belirli yasal bir sisteme oturtulması konusunda müzakere sürecini yürüterek 18 Mart 2016’da Mülteci Anlaşmasını imzalamıştır. Bu göç yolculuğu sırasında Türkiye-Yunanistan rotası 20 Mart 2016’ya kadar ana arter olarak kullanılmıştır.

Anlaşmanın içerdiği konuları hatırlayacak olursak Türkiye kendi toprakları üzerinden AB’ye yönelen düzensiz göçü sınır denetimlerini artırarak engelleyecektir.

Türkiye’den Yunanistan’a ulaşan düzensiz göçmenlerin bireysel sığınma talepleri kabul edilmeyenler Türkiye’ye iade edilecektir. Bu noktada bire karşılık bir formatı ile Türkiye’ye iade edilen her Suriyeli göçmen için Türkiye’de bir Suriyeli göçmen AB ülkelerinden birisine yerleştirilecektir. Türkiye’ye AB tarafından Suriyeli göçmenlerin ihtiyaçlarının karşılanması konusunda toplam 6 milyar avro finansal yardım sağlanacaktı. Bu miktarın ilk 3 milyar avroluk kısmı 2016 sonuna kadar, diğer 3 milyar avroluk kısmının ise 2018 içerisinde tahsis edilmesi gerekmekteydi. Öte yandan gerekli koşulları yerine getirdiği takdirde 2016 Haziran ayından itibaren Türkiye vatandaşlarına AB ülkelerine girişlerde vize serbestisi sağlanması gerekmekteydi. Dahası, Türkiye ve AB arasında gümrük birliği anlaşmasının yenilenmesi ve üyelik sürecinde, kalan müzakerelere devam edilmesine ilişkin maddeler de bulunmaktadır. Genel olarak bu çerçevede hazırlanan iki taraf arasındaki anlaşma üzerinden beş yıl geçmesine karşın halen etkin bir şekilde işlememektedir.

Bunun nedenleri arasındaki en büyük sorunlardan birisi iki taraf arasında belirli konularda devam eden anlaşmazlıkların süreci tıkamasıdır. Her iki tarafın anlaşma çerçevesindeki faaliyetlerine bakacak olursak, Türkiye tarafı anlaşma gereği sınırlarındaki kontrolleri artırarak düzensiz göç akınını büyük ölçüde durdurmayı başarmıştır. Böylece Türkiye üzerinden Yunanistan’a ulaşan göçmenlerin sayısı anlaşma öncesi Ocak 2016’da günlük olarak 1.700 kişiden Ocak 2017’de 45 kişiye kadar düşmüş olup, daha sonraki yıllarda da bu düzeylerde - düşük seviyede - kalmıştır. Böylece 2015’te Türkiye-Yunanistan hattından Avrupa’ya ulaşanların sayısı 856.723 kişiden 2020’de 9.714 kişiye kadar azalmıştır. İç savaşın devam etmesi sebebiyle devam eden göç akını daha tehlikeli olan Libya-İtalya ve Cebelitarık üzerinden İspanya güzergahlarına kaymıştır. Vize serbestisi konusunda AB tarafından yerine getirilmesi istenen 72 madde konusunda Türkiye’nin hazır olmasına rağmen, AB ek taleplerde bulunarak sürecin ilerleyişini çıkmaza sürüklemiş ve halihazırda vize serbestisi konusu bir çözüme kavuşturulamamıştır. AB tarafından sağlanması öngörülen finansal yardım konusunda ise zaman, miktar ve işletim tarzı yönünden Türkiye ile AB arasında belli başlı anlaşmazlıklar da devam etmektedir. 2018 sonuna kadar gönderilmesi planlanan toplam 6 milyar avronun Türkiye tarafının bildirimlerine göre bugüne kadar yaklaşık 3.6 milyar avrosu gönderilmiştir. Halbuki AB tarafının yaptığı açıklamalara bakıldığında 6 milyar avronun tahsis edildiği bunun 4.1 milyar avrosunun aktarıldığı ve 2 milyar avronun da projeler kapsamında harcandığı bilgisi verilmektedir. Bu konu üzerinde iki taraf arasındaki tutar üzerindeki anlaşmazlığın, AB’nin süreci yönetim şeklinden kaynaklandığını ifade edebiliriz. Türkiye tarafı Suriye’deki iç savaşın başlangıcından itibaren Türkiye’ye sığınmakta olan Suriyeliler için bugüne kadar yaklaşık 40 milyar dolarlık insani yardım yaptığını bildirmektedir. Tüm bu yapılan yardımlar başta Kızılay olmak üzere ülke içindeki çeşitli kuruluşlar tarafından gerçekleştirilmektedir. AB tarafı ise Türkiye’deki Suriyeliler için ayırdığı finansal kaynakları Türk hükümeti ve kuruluşlarına aktarmak yerine ülke içerisinde faaliyet gösteren çoğunluğu AB ülkelerine bağlı kuruluşlar aracılığı ile projelere fon sağlanması yöntemi ile yürütmektedir.

Bu yönetim tarzı Türk hükümetine ve insani yardım alanında faaliyet gösteren yerli kurum ve organizasyonlara güven duyulmadığı izlenimini doğurmaktadır. Öte yandan fon aktarımlarının proje bazlı olarak yürütülmesi süreci oldukça yavaşlatmaktadır. Buna ek olarak da projelerin yürütücülerinin seçimi konusunda genelde AB’ye yakın veya üye ülkelerde faaliyet gösteren organizasyonların çeşitli kriterler öne sürülerek tercih edilmesi nedeniyle yerli kuruluşların katılım düzeyi düşük seviyede kalmaktadır. Bu bahsi geçen iki ana neden hem zaman açısından gecikmeyi hem de miktar üzerindeki anlaşmazlığı anlamamıza yardımcı olmaktadır. Türkiye tarafının belirttiği rakam ülkedeki projelere aktarılmış olan parayı ifade ederken AB’nin söyleminde yer alan miktar ise kağıt üzerinde projelere aktarılması planlanan miktarı belirtmektedir. Kısaca AB’nin insani yardım mantığından daha çok kalkınma fonu tarzı ile konuya yaklaşması ve projelerin yürütücüleri bağlamında da seçici davranması sürecin hızlı ve verimli bir şekilde yürütülmesini zorlaştırmaktadır.

Geri kabul sürecinde ise Yunanistan’dan Türkiye’ye 2016-2019 yılları arasında toplam 3.892 kişi gönderilmiştir. Dikkat çeken diğer bir konu ise Türkiye’nin 2019’da sadece 86 kişiyi geri kabul etmesi ve 2020’de ise bu süreci önce daha da yavaşlatmasının ardından askıya almasıdır. Tüm bu gelişmeler doğrultusunda Türkiye’nin AB’nin kendi yükümlülüklerini yerine getirmediğini ifade ederek, geri kabul koşulları gereğince Yunanistan’dan Suriyeli düzensiz göçmenleri kabul etme sürecini askıya alması, Türkiye’nin anlaşmaya uymadığı söylemlerini ortaya çıkarmıştır. Bu durum ise zaten kırılgan bir yapıda işleyen anlaşmanın geri kalan unsurları üzerinde de anlaşmazlıkların artmasına sebebiyet vererek günümüze kadar ulaşmıştır.

Türkiye ve AB arasındaki ilişkilerin genel anlamda daha da iyileştirilmesi adına Mülteci Anlaşması çerçevesinde iki tarafın birbirlerine verdikleri vaatleri yerine getirmeleri büyük önem taşımaktadır. Bu noktada Türkiye hem vize serbestisi konusunda geri kalan kriterleri 9 amaç ve 50 hedefi kapsayan İnsan Hakları Eylem Planı’nın karşılayacak şekilde hazırlandığını bildirirken hem de AB tarafından gümrük birliği anlaşması ve AB’ye üyelik müzakerelerinin hızlandırılması ve diğer anlaşma şartlarını yerine getirilmesini talep etmektedir.

AB tarafında ise Mülteci Anlaşması’nın yenilenmesi konusundaki birlik içi görüşmelerin devam ettiği bilinmekte olup ilk olarak Aralık 2020’deki konuyla ilgili AB ülkeleri toplantısının ardından Türkiye’ye 2021’in sonuna kadar 485 milyon avro kaynak tahsis edilmesi kararı alınmıştır. AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Josep Borrell’in 25-26 Mart 2021 AB zirvesi için Türkiye ile ilişkiler konulu raporunun göç ile ilgili notlarına bakacak olursak seçilen bazı alanlarda işbirliğinin iyileştirilmesi gerektiğini savunduğunu görmekteyiz. Bunlar arasında Borrell mevcut Türkiye ve AB arasındaki Gümrük Birliği anlaşmasını iki tarafa da kazançlı olacak şekilde yenilenmesi ve özellikle tarım, hizmetler, dijital ekonomi ve ihale sistemi alanlarını kapsayacak şekilde geliştirilmesi için AB’den yetki beklediği ifade edilmektedir. İki taraf arasında askıya alınan ekonomi, enerji, siyasi gelişmeler, dış ve güvenlik politikaları ve yeşil ekonomi gibi alanlarda yüksek düzeyli toplantı ve diyalog çalışmalarının yeniden canlandırılması ve Erasmus +, Horizon Europe gibi projelerin etkin kullanımı ile de toplumlar arası ilişkilerin güçlendirilmesini tavsiye etmektedir. Geri kabul süreci çerçevesinde Türkiye’nin Yunanistan’dan 1.450 mülteciyi geri kabul etmesi ve karşılığında Türkiye’den alınacak olan Suriyeliler’in işlemlerinin hızlandırılması öngörülmektedir. Lakin Borrell’in tüm bu açıklamaları içerisinde vize serbestisi konusuna dair önemli bir not veya bir adım görülmemektedir.

Yenilenmesi düşünülen Mülteci Anlaşması’nın müzakere sürecinin de 2022 içerisinde tamamlanması planlanmaktadır. Özetle, tarafların Mülteci Anlaşması’ndan beklentilerine bakıldığında Türkiye tarafı orijinal anlaşmada yer alan AB’nin yükümlülüklerini yerine getirmesi üzerine dayalı bir perspektiften olaya yaklaşmaktadır. AB’nin ise gümrük anlaşmasının yenilenmesi konusu, geri kabul sürecinin verimli bir şekilde yürütülmesi ile genel olarak ilişkilerin iyileştirilmesine sıcak bakarken vize serbestisi noktasında yorum yapmaktan kaçınması dikkat çekmektedir. Öte yandan yardım fonlarının kullanımına dair bir düzenlemeden de bahsedilmemesi ve yeni aktarılması düşünülen fonlarında bir önceki rakamın oldukça altında olması da AB’nin vize serbestisi ve yardım fonlarındaki görüşlerinde bir değişikliğin olmadığını göstermektedir. Tüm bu gelişmeler ışığında yeni müzakere sürecinin nasıl ilerleyeceğini tarafların çeşitli konularda ne kadar taviz vereceğine bağlı olduğunu ifade ederek, önümüzdeki dönemde sürecin gidişatını hep beraber takip edeceğiz.

Yazar Zhengizkhan Zhanaltay, Avrasya Araştırma Enstitüsü, Kazakistan Politika, Dış İlişkiler ve Güvenlik       Kırgızistan Dışişleri Bakanı Ruslan Kazakbayev, Kazak mevkidaşı Muhtar Tleuberdi ile bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmede Kazakbayev, Kırgızistan’ın kardeş ülke Kazakistan ile ikili ve çok taraflı ilişkileri derinleştirme ve güçlendirmeye yönelik dış politikasını sürdürmeye devam edeceğini, bu doğrultuda siyasi, ticaret, yatırım ve ulaştırma alanlarında iş birliğinin daha da genişletileceğini belirtti. Ayrıca Kazakbayev, ikili ilişkileri derinleştirmek için ortak eylem çağrısında bulundu (Kabar, 28.05.2021). Türkmenistan Devlet Başkanı Kurbankulu Berdimuhammedov, bir çalışma çalışma ziyareti kapsamında Aşkabat’ta bulunan Özbekistan Dışişleri Bakanı Abdulaziz Kamilov’u kabul etti. Taraflar ticaret, yatırım ve sanayi sektörlerinde iş birliği de dahil olmak üzere çok çeşitli ikili konuları görüştüler. Bakan Kamilov ve Türkmen mevkidaşı Raşid Meredov, su yönetimi konusunda Türkmen-Özbek Hükümetlerarası Ortak Komisyonu’na ve ücret karşılığı arazi kullanımına ilişkin anlaşmalara imza attılar (Orient, 26.05.2021).

Belarus Cumhurbaşkanı Aleksandr Lukaşenko, Rusya ziyaretinde Rus mevkidaşı Vladimir Putin ile görüştü. Başkanlar, ikili ilişkilerin geliştirilmesi ve ekonomik, ticari ve enerji alanındaki iş birliğinin mevcut gelişimi hakkında görüştüler. Başkanlar ayrıca “Rusya-Beyaz Rusya Birlik Devleti” yapısı içinde fazla güçlü bir entegrasyon konularına da odaklandılar. Cumhurbaşkanı Lukaşenko, Ryanair yolcu uçağıyla ilgili olayın arkasındaki koşullar ve nedenler hakkında Vladimir Putin’e ayrıntılı bilgi verdi (TASS, 29.05.2021).

Kırgızistan Savunma Bakanı Taalaybek Omuraliev, Kazakistan’ın Kırgızistan Büyükelçisi Rapil Joşıbayev ile görüştü. Taraflar, iki ülkenin savunma bakanlıkları arasındaki ikili askeri ve askeri-teknik iş birliğine ilişkin güncel konuları ele aldı. Karşılıksız askeri-teknik yardım sağlanmasına ilişkin ikili anlaşma kapsamında Kırgızistan’a askeri-teknik teçhizat tedariki konusuna özel önem verildi. Taraflar, Kolektif Güvenlik Anlaşması Örgütü ve Bağımsız Devletler Topluluğu (BDT) çerçevesinde savunma alanında iş birliğini daha da geliştirmeye hazır olduklarını teyit ettiler (Kabar, 25.05.2021).

Ukrayna Savunma Bakanı Andriy Taran ve Gürcistan Savunma Bakanı Juanşer Burçuladze, iki ülkenin askeri birimleri arasında ikili iş birliği planı imzaladılar. İkili görüşme sırasında taraflar, karşılıklı çıkarları ilgilendiren bir dizi güncel konu hakkında görüş alışverişinde bulundular. Savunma bakanlıklarının başkanları, Rusya’nın düzenli olarak serbest ve güvenli seyrüsefer ihlallerini göz önünde bulundurarak, Azak Denizi-Karadeniz bölgesindeki duruma değindi. Taraflar, her iki ülkenin de benzer hedefleri olduğunu vurgulayıp, NATO Üyelik Eylem Planı çerçevesinde iş birliği yapmayı kabul etti (Ukrinform, 26.05.2021).

Minsk, Belarus Başbakanı Roman Golovçenko başkanlığında BDT Hükümet Başkanları Konseyi toplantısına ev sahipliği yaptı. Toplantıya, Ukrayna dışındaki tüm BDT üye ülkelerinden delegasyonlar katıldı. Heyet başkanları, üye devletler arasında çeşitli alanlarda iş birliğini öngören bir dizi belgeyi imzaladı. Toplantıya katılanlar, BDT üye devletlerindeki kamuya ait maddi rezervlerinin yönetiminden sorumlu hükümet (yürütme) organları arasında 2030’a kadar olan dönem için bir iş birliği konseptini ve bunu uygulamaya yönelik ana faaliyet Planı’nı onayladılar (Cis.minsk.by, 28.05.2021).

Toplum ve Kültür Ekonomi, Finans ve Enerji       Kazakistan Sanayi ve Altyapı Geliştirme Bakan Yardımcısı Amaniyaz Yerjanov, 20’den fazla ülkenin katıldığı Üçüncü Uluslararası Enerji Tasarrufu Forumu’na katıldı. Bakan Yardımcısı Kazakistan’ın Gayri Safi Yurtiçi Hasılası’nın enerji yoğunluğunu 2030’da %30’a, 2050’de ise 2008 seviyesinin iki katına düşürmeyi planladığını belirtti. Ülke, enerji tasarrufu ve enerji verimliliği için eylem planlarının uygulanmasına 300 milyar tengeden (699 milyon dolar) fazla yatırım yapmıştır. Söz konusu planların uygulanmasıyla Kazakistan yaklaşık 78 milyar tenge (182 milyon dolar) tasarruf etmiştir (Qazaq TV, 28.05.2021).

Özbekistan Başbakan Yardımcısı Sardor Umurzakov ve Afganistan Cumhurbaşkanlığı İdaresi Başkanı Muhammed Şakir Kargar, iki ülke arasındaki ekonomik iş birliği konularını görüştü. Yetkililer, Özbekistan ve Afganistan’ın 2021 sonuna kadar Tercihli Ticaret Anlaşması’nı imzalayacağını duyurdu. Anlaşmanın, 2020’de 800 milyon dolar olan ikili ticaret hacmini önümüzdeki yıllarda 2 milyar dolara çıkaracağı tahmin edilmektedir. Taraflar ayrıca, “Termez Uluslararası Ticaret Merkezi” serbest ticaret bölgesinin büyük bir potansiyele sahip olduğunu kaydetti (UzReport, 26.05.2021). Özbekistan, Ceyhun Nehri üzerinde 413 metrelik yeni bir köprü inşa etmeyi planlamaktadır. Bu altyapı projesi, Rusya ve Kazakistan’dan gelen malların nakliyesinde mesafeyi 240 km, teslim süresini ise 6 saat kısaltacaktır. Böylelikle, yük taşımacılığı hacminin iki katına çıkarak yılda 25 milyon tona ulaşması ve köprünün iç ticaretin maliyetlerini de düşürmesi beklenmektedir. Proje, Özbekistan Demiryolları tarafından yürütülmektedir (UzReport, 28.05.2021).

Özbekistan ile Türkmenistan arasındaki ticaret 2021 Ocak-Nisan döneminde 166,9 milyon dolara ulaşmıştır. Türkmenistan Özbekistan’a 130,5 milyon dolar ihracat yaparken, Türkmenistan’ın Özbekistan’dan ithalatı 36,5 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir. 2020 yılında Özbekistan ile Türkmenistan arasındaki ticaret, 527 milyon doları bulmuştur. Çin Özbekistan’ın en büyük ticaret ortağı olmaya devam etmektedir. Yukarıda belirtilen dönemde Özbekistan ile Çin arasındaki ticaret 2,1 milyar doları aşmıştır (Aa.com.tr, 27.05.2021).

Belarus Tarım ve Gıda Bakan Yardımcısı Aleksey Bogdanov, ülkenin tarımsal ihracatının rekor rakamlara ulaştığını duyurdu. 2021’in ilk çeyreğinde Belarus’un ihracatı 1,5 milyar dolar olarak gerçekleşerek, geçen yılın aynı dönemine göre %5,3 oranında artmıştır. Asya ve Okyanusya ülkelerine ihracat %70,1, Avrupa Birliği ülkelerine %38,4 ve Çin’e yaklaşık %88 oranlarında artmıştır. Belarus’un gıda ihracatında Rusya’nın payı %73,5’e gerilemiştir (BelTA, 24.05.2021).

Azerbaycan ve Kazakistan’ın devlet demiryolu şirketleri, yük taşımacılığı konularını görüşmek üzere Bakü’de bir araya geldi. Taraflar, kargo hacmini artırmak için rota boyunca belge akışını dijital hale getirme konusunda anlaştılar. 2021 yılının Ocak-Nisan döneminde Azerbaycan topraklarından geçen transit konteyner sevkiyatları geçen yılın aynı dönemine göre %49 oranında artmıştır. Taraflar, Uluslararası Trans-Hazar ulaşım rotasının potansiyelini kullanmak için bir geliştirme stratejisi benimsemenin önemini belirttiler (AzerNews, 26.05.2021).

Hazırlayanlar Zhengizkhan Zhanaltay, Kanat Makhanov.

      Türkistan, “Türkistan: Türk Dünyasının Ruhani Başkenti” başlıklı Uluslararası Konferansa ev sahipliği yaptı. Türk Akademisi ve Hoca Ahmet Yesevi Uluslararası Türk-Kazak Üniversitesi tarafından ortaklaşa düzenlenen etkinliğe Türk dünyasına yönelik faaliyet yürüten uluslararası kuruluşların başkanları, Hoca Ahmet Yesevi Uluslararası Türk-Kazak Üniversitesi Rektörü Janar Temirbekova ile bakanlıklardan ve yerel yönetimden yetkililer katıldı. Konferans, Türkistan şehrinin yeni statüsü ışığında Türk Devletleri arasındaki köklü ilişkilerin daha da güçlendirilmesine odaklandı (Turkkon.org, 28.05.2021).

Türk Hava Yolları, Kazakistan’ın bağımsızlığının 30. yıl dönümü münasebetiyle Türkistan’dan İstanbul’a ilk uçuşunu başlattı. Uçuşlar, Boeing 737 model uçaklarla haftada bir kez düzenli olarak gerçekleştirilecektir. Gidiş-dönüş ücretinin 119,500 tengeden (278 dolar) başlayacağı öngörülmektedir. Epidemiyolojik durumun düzelmesi ile uçuş sıklığının artması beklenmektedir. Bundan önce Mart 2021’de düşük maliyetli Kazak havayolu Fly Arystan, Türkistan ile İstanbul’u birbirine bağlayan düzenli seferler başlatmıştı (Astanatimes, 28.05.2021).

Türk Albayrak Medya Grubu ve Azerbaycan Trend Haber Ajansı, “Türk Dünyası” adlı ortak bir platform kurdu. Yeni dijital projenin açılış etkinliğine Türkiye’nin Azerbaycan Büyükelçisi Cahit Bağcı, Azerbaycan Medya Kalkınma Ajansı İcra Direktörü Ahmed İsmayilov, Albayrak Medya Dijital Başkanı Ömer Karaca, Azerbaycanlı parlamenterler ve medya yöneticileri katıldı. Projenin iki ülke arasındaki medya ilişkilerini güçlendirmesi beklenmektedir (Dailysabah, 25.05.2021). Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA), okul öncesi Gagavuz çocuklarına yönelik “Lafet Gagavuz” eğitim programına destek verdi. Program, Moldova’nın Gagavuz Yeri Özerk Bölgesi’nde Gagavuz dilinin kullanımı konusunda farkındalık yaratmak amacıyla Meras Derneği tarafından düzenlenmiştir. Programı başarıyla tamamlayanlara başarı sertifikaları ve bisikletler verildi (Tika.gov.tr, 29.05.2021).

Türkiye’nin Moğolistan Büyükelçisi Zafer Ateş, Moğolistan Devlet Büyük Hural (Parlamento) Başkanı Gombojavyn Zandanshatar’a bir nezaket ziyaretinde bulundu. Tarih, kültür, turizm ve eğitim alanlarında ikili dostluk ilişkilerinin ve iş birliğinin derinleştirilmesi görüşmenin ana konuları arasında yer almıştır. Taraflar, iki ülke arasındaki turizmi geliştirmek için tarihi miras, tarih, kültür ve geleneklerin tanıtılması için ortaklaşa uygulanacak muhtemel proje ve programlar hakkında görüşlerini paylaştı. (Akipress, 26.05.2021). Dünya Bankası, salgının sonuçlarına karşı mücadele için Tacikistan’a mali yardım sağlamaya devam etmektedir. Tacikistan Maliye Bakanı Faiziddin Qahhorzoda ve Dünya Bankası Tacikistan Ülke Müdürü Jan-Peter Olters, 21,3 milyon dolarlık hibe yardımı anlaşması imzaladı. Tacikistan, bu fonlar aracılığıyla koronavirüs aşısı, kişisel koruma ekipmanı ve test satın alması, aşılama sistemini ve aşılama personelinin eğitimini desteklemesi beklenmektedir.

Bunların yanında, diğer mevsimsel bulaşıcı hastalıklara karşı da aşı satın alınması planlanmaktadır (Asia-Plus, 24.05.2021).

📄 PDF İndir
← Yayınlara Dön
İlgili Yayınlar
Yeni Kazakistan: Yeni Anayasa, Kurultay ve Kurumsal Dönüşüm
Yeni Kazakistan: Yeni Anayasa, Kurultay ve Kurumsal Dönüşüm
3 Eyl 2026
ABD–İsrail–İran Savaşı ve Orta Asya’ya Yansımaları
ABD–İsrail–İran Savaşı ve Orta Asya’ya Yansımaları
9 Nis 2026
Küresel Askerileşme Ortamında Orta Asya Ülkeleri
Küresel Askerileşme Ortamında Orta Asya Ülkeleri
15 Şub 2026
5. Ulusal Kurultay ve Yeni Kazakistan: Siyasal Mimari, İstişar e ve Kurumsal Reform
5. Ulusal Kurultay ve Yeni Kazakistan: Siyasal Mimari, İstişar e ve Kurumsal Reform
26 Oca 2026